<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Karma Bilgi &#187; Sağlık</title>
	<atom:link href="http://www.karmabilgi.net/category/saglik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.karmabilgi.net</link>
	<description>Bilgi Platformu</description>
	<lastBuildDate>Tue, 31 Jan 2012 10:49:10 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Tükürükle Yumurtlama Dönemi Testi</title>
		<link>http://www.karmabilgi.net/tukurukle-yumurtlama-donemi-testi/</link>
		<comments>http://www.karmabilgi.net/tukurukle-yumurtlama-donemi-testi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 10 Jun 2010 22:03:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>
		<category><![CDATA[Ovülasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Tükürükle Yumurtlama Testi]]></category>
		<category><![CDATA[Yumurtlama]]></category>
		<category><![CDATA[Yumutlama Dönemi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.karmabilgi.net/?p=555</guid>
		<description><![CDATA[Kadınların yumurtlama dönemlerini tespit etmek amacıyla kullanılan çeşitli yöntemler var. Bunlardan en kolay uygulanabilir olanlarından biri de tükürükle yapılan test. Kadınların hamile kalmakta en yatkın oldukları dönem yumurtaların olgunluğa eriştiği zaman dilimidir. Çeşitli matematik hesaplarıyla bu zaman dilimi hesaplanabiliyor olsa da genellikle daha güvenilir yöntemler aranır. Kadınların yumurtlama, yani ovülasyon döneminde östrojen hormonundaki artışla birlikte [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kadınların yumurtlama dönemlerini tespit etmek amacıyla kullanılan çeşitli yöntemler var. Bunlardan en kolay uygulanabilir olanlarından biri de tükürükle yapılan test.<span id="more-555"></span></p>
<p>Kadınların hamile kalmakta en yatkın oldukları dönem yumurtaların olgunluğa eriştiği zaman dilimidir. Çeşitli matematik hesaplarıyla bu zaman dilimi hesaplanabiliyor olsa da genellikle daha güvenilir yöntemler aranır.<br />
Kadınların yumurtlama, yani ovülasyon döneminde östrojen hormonundaki artışla birlikte vücut sıvılarındaki tuz oranının yükseldiği bilinmektedir.<br />
Tükürükle yumurtlama zamanını anlamak için tükürükteki tuz oranından yararlanılır. Mini bir mikroskopa benzer alet yardımıyla tükürükteki tuz oranı incelenebilir.</p>
<p>Sabah birşey yemeden önce aletin üzerine tükürük örneği bırakılır ve kuruması beklenir. Tükürüğün içinteki tuz kuruyarak kristalleşir. Bu şekil tuz miktarı hakkında gerçekçi bilgi vermek için yeterli olur.<br />
Aşağıdaki şekilleri inceleyin.<br />
<img class="size-full wp-image-556 alignnone" title="Tükürükle Yumurtlama Testi" src="http://www.karmabilgi.net/images/yumurtlama-testi.jpg" alt="" width="442" height="635" /><br />
Tükürüğe bakılarak yumurtlama testi 90&#8242;lı yıllardan beri kullanılmaktadır. Yapılan testlerde örnek grubun yumurtlama zamanını %90 oranında tutturabilen ürünün görüntülerine bakan kadınlar, bu görüntülerin ne anlama geldiği ise rahatlıkla seçebilmiştir.</p>
<p>Cihazın kullanımı aşağıdaki gibidir.<br />
<a rel="attachment wp-att-561" href="http://www.karmabilgi.net/?attachment_id=561"><img class="size-full wp-image-561 alignnone" title="tükürükle Yumurtlama Süresi Testi" src="http://www.karmabilgi.net/images/yumurtlama-testi-2.jpg" alt="" width="443" height="227" /></a></p>
<p>Tükürükle Yumurtlama testi Kaç Lira?<br />
Piyasada değişik fiyatta ürünler bulunmaktadır. Fiyat aralığı 50 &#8211; 200 lira arası değişmektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.karmabilgi.net/tukurukle-yumurtlama-donemi-testi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İntracor Göz Ameliyatı</title>
		<link>http://www.karmabilgi.net/intracor-goz-ameliyati/</link>
		<comments>http://www.karmabilgi.net/intracor-goz-ameliyati/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Apr 2010 21:52:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[15 saniyede Ameliyat]]></category>
		<category><![CDATA[Göz Ameliyatı]]></category>
		<category><![CDATA[intracor]]></category>
		<category><![CDATA[Intracor Presbiyopi]]></category>
		<category><![CDATA[İntrakor]]></category>
		<category><![CDATA[lazer Ameliyat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.karmabilgi.net/?p=528</guid>
		<description><![CDATA[15 saniye gibi kısa bir sürede yakını görememe sorunundan ağrısız kurtulmayı sağlayan mucize yöntem intracor presbiyopi yöntemi. Bu yöntem yakını görememe sorununa çözüm olabiliyor. Hastalar 12 saat içinde yakını net görmeye başlıyor ve birdaha gözlük kullanmıyor. İntracor (intrakor) tekniğini adından da anlaşılabileceği gibi korneanın içine uygulanan bir yöntem. Ameliyat kornea kalınlığı müsait olan kişilere uygulanabiliyor. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>15 saniye gibi kısa bir sürede yakını görememe sorunundan ağrısız kurtulmayı sağlayan mucize yöntem intracor presbiyopi yöntemi.<span id="more-528"></span></p>
<p>Bu yöntem yakını görememe sorununa çözüm olabiliyor. Hastalar 12 saat içinde yakını net görmeye başlıyor ve birdaha gözlük kullanmıyor.<br />
İntracor (intrakor) tekniğini adından da anlaşılabileceği gibi korneanın içine uygulanan bir yöntem.<br />
Ameliyat kornea kalınlığı müsait olan kişilere uygulanabiliyor.<br />
Hastada katarakt başlamaması gerekiyor.</p>
<p>Daha önce katarakt ameiyatı olmuş kişilere uygulanabiliyor.<br />
Ameliyatın başarı oranı %85 Türkiye&#8217;de 2009 başlarından beri uygulanıyor.<br />
Ameliyatın yapılmasını sağlayan lazer cihazı Türk ve Alman bilim insanlarının ortak çalışmasıyla üretildi.<br />
Ameliyatta korneaya lazerle küçük delikler açılıyor. Bu delikler göz içi basıncı nedeniyle korneanın yukarı doğru kalkmasını, yani şişmesini sağlıyor. Bu şişlik de gözü yakını görür hale getiriyor.<br />
<object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="410" height="338" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.youtube.com/v/gMUR30do_4c&amp;hl=en_US&amp;fs=1&amp;color1=0xe1600f&amp;color2=0xfebd01" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="410" height="338" src="http://www.youtube.com/v/gMUR30do_4c&amp;hl=en_US&amp;fs=1&amp;color1=0xe1600f&amp;color2=0xfebd01" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.karmabilgi.net/intracor-goz-ameliyati/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bel Fıtığında Ters Basınç Tedavisi</title>
		<link>http://www.karmabilgi.net/bel-fitiginda-ters-basinc-tedavisi/</link>
		<comments>http://www.karmabilgi.net/bel-fitiginda-ters-basinc-tedavisi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Mar 2010 20:14:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Ameliyatsız Fıtık]]></category>
		<category><![CDATA[Bel Fıtığı]]></category>
		<category><![CDATA[Boyun Fıtığı]]></category>
		<category><![CDATA[DRX 9000]]></category>
		<category><![CDATA[Ters Basınç Tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.karmabilgi.net/?p=508</guid>
		<description><![CDATA[Bel fıtığı tedavisinde ters basınç yöntemiyle ameliyatsız çözüm. Bel ve boyun fıtıklarında yüzde sekseni geçen iyileşme sağlayan bu yeni yöntem ameliyatsız olduğu için çok ilgi göreceğe benziyor. Yeni geliştirilen bir yöntem olan Negatif Basınç Etkisi DRX 9000 isimli cihazla uygulanmakta. Ters basınç yöntemi denilen uygulamayla disk aralarındaki basınç azaltılmakta bu sayede sinirlere uygulanan basınç ilerleyen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bel fıtığı tedavisinde ters basınç yöntemiyle ameliyatsız çözüm. Bel ve boyun fıtıklarında yüzde sekseni geçen iyileşme sağlayan bu yeni yöntem ameliyatsız olduğu için çok ilgi göreceğe benziyor.<span id="more-508"></span></p>
<p>Yeni geliştirilen bir yöntem olan Negatif Basınç Etkisi DRX 9000 isimli cihazla uygulanmakta.<br />
Ters basınç yöntemi denilen uygulamayla disk aralarındaki basınç azaltılmakta bu sayede sinirlere uygulanan basınç ilerleyen seanslarda azalmaktadır.<br />
<a href="http://www.karmabilgi.net/images/drx9000.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-509" title="drx9000" src="http://www.karmabilgi.net/images/drx9000-300x165.jpg" alt="" width="300" height="165" /></a><br />
Burada adı geçen negatif basıncı daha iyi açıklamak gerekirse; Diskler vücut ağırlığından dolayı aşağı doğru yığılmaktadır. DRX 9000 cihazı diskleri aşağı değil yukarı gererek eski halin tam tersi bir yöntem uygulamaktadır.<br />
<object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="480" height="384" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowScriptAccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.dailymotion.com/swf/video/xcosyg_drx9000_tech" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="480" height="384" src="http://www.dailymotion.com/swf/video/xcosyg_drx9000_tech" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object></p>
<p><object width="480" height="384"><param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/video/xcot2d"></param><param name="allowFullScreen" value="true"></param><param name="allowScriptAccess" value="always"></param><embed type="application/x-shockwave-flash" src="http://www.dailymotion.com/swf/video/xcot2d" width="480" height="384" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always"></embed></object></p>
<p>20 Seans süren tedavide 6 haftalık bir süre geçmektedir.<br />
Bu yöntem  ülkemizde bazı fizik tedavi merkezlerinde uygulanmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.karmabilgi.net/bel-fitiginda-ters-basinc-tedavisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Domuz Gribi Hakkında Bilgiler</title>
		<link>http://www.karmabilgi.net/domuz-gribi-hakkinda-bilgiler/</link>
		<comments>http://www.karmabilgi.net/domuz-gribi-hakkinda-bilgiler/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Oct 2009 12:59:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Anti Viral]]></category>
		<category><![CDATA[Bulaşıcı Hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[Domuz]]></category>
		<category><![CDATA[Domuz Gribi]]></category>
		<category><![CDATA[Grip]]></category>
		<category><![CDATA[H1N1]]></category>
		<category><![CDATA[Virüs]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.karmabilgi.net/?p=488</guid>
		<description><![CDATA[Domuz gribi hakkında en çok merak edilenleri içeren bu konuda gribin tanımı, belirtileri ve korunma yolları gibi bilgilere yer veriliyor. Domuz Gribi Nedir? Domuz gribi, A (H1N1) tipi virüsten kaynaklanan, insanlarda hastalığa yol açan viral (virüse bağlı bir hastalıktır. Domuz gribinin ölümle sonuçlanma oranı on binde 8’dir. Kronik hastalarda ise bu oran binde 8’e çıkmaktadır. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Domuz gribi hakkında en çok merak edilenleri içeren bu konuda gribin tanımı, belirtileri ve korunma yolları gibi bilgilere yer veriliyor.<span id="more-488"></span></p>
<p><strong>Domuz Gribi Nedir?</strong><br />
Domuz gribi, A (H1N1) tipi virüsten kaynaklanan, insanlarda hastalığa yol açan viral (virüse bağlı bir hastalıktır.</p>
<p>Domuz gribinin ölümle sonuçlanma oranı on binde 8’dir. Kronik hastalarda ise bu oran binde 8’e çıkmaktadır.</p>
<p><strong>Tehlikede Olanlar</strong><br />
Domuz Gribinden en çok etkilenenler kalp, böbrek şeker hastalığı gibi kronik rahatsızlık çekenlerdir.</p>
<p><strong>Domuz Gribi Hangi Yaşlarda daha etkilidir? </strong><br />
Yaş grupları açısından 5 aylık bebeklerden 25 yaşına kadar olan dönemde grip daha etkilidir. 65 yaşından büyükler de tehlike altındadır.</p>
<p><strong>Domuz Gribinin Bulaşma Süresi</strong><br />
Kişiler, belirtilerin başlamasından bir gün öncesi ve 7 gün sonrasına kadar bulaştırıcıdırlar.</p>
<p><strong>Domuz Gribinin Belirtileri</strong><br />
Domuz gribinin belirtileri, insanlarda görülen grip belirtilerine benzerdir. Bunlar:<br />
Ateş,<br />
Öksürük,<br />
Boğaz ağrısı,<br />
Yaygın vücut ağrısı,<br />
Baş ağrısı,<br />
Üşüme ve<br />
Yorgunluk<br />
gibi belirtileri içermektedir. Bazı vakalarda kusma ve ishal de görülebilmektedir</p>
<p><strong>Domuz Gribinden Nasıl Korunuruz?</strong><br />
1.    Kişisel Temizliğe Önem Verin<br />
2.    Kalabalık ve havasız ortamlarda uzun süre durmayın.<br />
3.    Ellerinizi sık sık yıkayın.<br />
4.    Öksürürken ve hapşırırken tek kullanımlık kâğıt mendil kullanın. Bu mendilleri kullandıktan hemen sonra çöp kutusuna atın.<br />
5.    Hapşırma ve öksürme sonrasında ellerinizi yıkayın.<br />
6.    Hasta kişilere temas kurmayın.<br />
7.    Kirli ellerinizle gözlerinize ve burnunuza ve ağzınıza dokunmayın.<br />
8.    Bol sıvı tüketin.<br />
9.    Bol bol dinlenin.<br />
10. Hastalık belirtileri görüldüğünde doktorunuza başvurun.</p>
<p>Domuz Gribi Olursak Yapılması Gerekenler.<br />
Hastalık belirtileri olduğunu hissederseniz hemen 112 yi arayın, evden dışarıya çıkmayın, sağlık ekiplerinin size ulaşmalarını bekleyin.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.karmabilgi.net/domuz-gribi-hakkinda-bilgiler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Domuz Gribi Afişi</title>
		<link>http://www.karmabilgi.net/domuz-gribi-afisi/</link>
		<comments>http://www.karmabilgi.net/domuz-gribi-afisi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Oct 2009 19:56:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Afiş]]></category>
		<category><![CDATA[Domuz Gribi]]></category>
		<category><![CDATA[Grip]]></category>
		<category><![CDATA[H1N1]]></category>
		<category><![CDATA[Sınıf Panosu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.karmabilgi.net/?p=482</guid>
		<description><![CDATA[Domuz gribinden korunmak için yapılması gerekenleri anlatan bu afiş sınıf panolarına veya halkın görebileceği alanlara asılabilir.Resme sağ tıklayıp &#8220;farklı kaydet&#8221; dediğinizde afişin daha büyük haline ulaşabilirsiniz.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Domuz gribinden korunmak için yapılması gerekenleri anlatan bu afiş sınıf panolarına veya halkın görebileceği alanlara asılabilir.<span id="more-482"></span>Resme sağ tıklayıp &#8220;farklı kaydet&#8221; dediğinizde afişin daha büyük haline ulaşabilirsiniz.<br />
<img class="alignnone size-full wp-image-483" title="Domuz Gribi" src="http://www.karmabilgi.net/images/h1n1.jpg" alt="Domuz Gribi" width="426" height="456" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.karmabilgi.net/domuz-gribi-afisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çekap Nedir?</title>
		<link>http://www.karmabilgi.net/cekap-nedir/</link>
		<comments>http://www.karmabilgi.net/cekap-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 17 Nov 2008 18:10:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Çekap]]></category>
		<category><![CDATA[Chek-up]]></category>
		<category><![CDATA[kreatin]]></category>
		<category><![CDATA[prostat]]></category>
		<category><![CDATA[psa]]></category>
		<category><![CDATA[ultrasonografi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.karmabilgi.net/?p=190</guid>
		<description><![CDATA[Kendimizi sağlıklı olarak hissetsek bile vücudumuzda sinsi sinsi gelişmekte olan bazı hastalıklar olabilir. Birçok rahatsızlığın belirtileri ortaya çıktığında hastalık, tedavisi çok zor olacak kadar ilerlemiş olabilir. Cekap, kişisel sağlık taramasıdır. Belirgin bir şikayeti olmasa da insanlarda gizliden gizliye oluşmaya başlayan rahatsızlıkların erken dönemde saptanması amacıyla uygulanan ayrıntılı muayene, laboratuar ve radyolojik incelemeleri kapsar. Çekap incelemesine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kendimizi sağlıklı olarak hissetsek bile vücudumuzda sinsi sinsi gelişmekte olan bazı hastalıklar olabilir. Birçok rahatsızlığın belirtileri ortaya çıktığında hastalık, tedavisi çok zor olacak kadar ilerlemiş olabilir. <span id="more-190"></span>Cekap, kişisel sağlık taramasıdır. Belirgin bir şikayeti olmasa da insanlarda gizliden gizliye oluşmaya başlayan rahatsızlıkların erken dönemde saptanması amacıyla uygulanan ayrıntılı muayene, laboratuar ve radyolojik incelemeleri kapsar. Çekap incelemesine giren insanların birçok vücut verisi incelenir ve bu bulgular değerlendirilir.</p>
<p><strong>Çekap Zamanı</strong><br />
Çekap, 45 yaşına kadar senede 1 defa; 45 yaşından sonra 6 ayda bir defa olacak şekilde yapılması önerilir.</p>
<p><strong>Çekapta hangi bilgilere bakılır?</strong><br />
<strong>Akciğer Grafisi: </strong>Akciğer hastalıklarında ön tarama yapmak amacıyla çekilir<br />
<strong>Tüm Batın Ultrasonografi:</strong> Karaciğer, safra kesesi, safra yolları, pankreas, böbrek, mesane (idrar torbası) ve prostatın sağlığına bakılır<br />
<strong>Mammografi: </strong>Meme hastalıklarının özellikle kanser tanısında kullanılan bir taramadır.<br />
<strong>EKG: </strong>Koroner Arter Hastalıkları veya ritim ( Kalp atımı) bozuklukları teşhisi amacıyla<br />
<strong>Kemik  Dansitometresi:</strong> 50 yaşından sonra bayanlarda kemik yoğunluğunun ölçülmesi için yapılır.<br />
<strong>Açlık Kan Şekeri:</strong> Şeker hastalığının belirlenmesi için uygulanır.<br />
<strong>Kreatin: </strong>Böbrek fonksiyonlarının izlenmesi ve hastalıklarının tanı ve teşhisi için bakılır.<br />
<strong>PSA:</strong> Prostat kanserlerinde, iltihapları ve  büyümesi  teşhisi ve takibinde kullanılan bir testtir.</p>
<p>Bu testlerin yanı sıra birçok test ilaveten uygulanmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.karmabilgi.net/cekap-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kolesterol Nedir?</title>
		<link>http://www.karmabilgi.net/kolesterol-nedir/</link>
		<comments>http://www.karmabilgi.net/kolesterol-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 17 Nov 2008 17:40:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Damar]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kolesterol]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.karmabilgi.net/?p=185</guid>
		<description><![CDATA[Kolesterol az miktarda olduğunda vücut için gerekli bir madde olmasına karşın, kanda normal seviyelerin üzerinde bulunması yaşam sağlığını olumsuz yönde etkiler. Yarı sert, mum yapısında olan kolesterol maddesi beyin, sinirler, kalp, bağırsaklar, kaslar, karaciğer gibi pek çok organ tarafından kullanılmaktadır. Kolesterol hormon ve bazı vitaminlerin yapımında da kullanılmaktadır. Fazla Kolesterolün Zararları Kolesterolün vücutta ortalama değerlerden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" title="Kolesterol" src="http://www.karmabilgi.net/images/kolesterol.jpg" alt="" width="116" height="93" />Kolesterol az miktarda olduğunda vücut için gerekli bir madde olmasına karşın, kanda normal seviyelerin üzerinde bulunması yaşam sağlığını olumsuz yönde etkiler.</p>
<p><span id="more-185"></span>Yarı sert, mum yapısında olan kolesterol maddesi <span style="font-family: Tahoma;"><span> beyin, sinirler, kalp, bağırsaklar, kaslar, karaciğer gibi pek çok organ tarafından kullanılmaktadır. Kolesterol hormon ve bazı vitaminlerin yapımında da kullanılmaktadır.</span></span></p>
<p><strong>Fazla Kolesterolün Zararları</strong><br />
Kolesterolün vücutta ortalama değerlerden fazla olması özellikle kan damarlarında tıkanıklara neden olmaktadır. Yıllar içinde damar duvarlarında yavaş yavaş biriken kolesterol maddesi bir süre sonra damarların tıkanmasına, kan dolaşımının bozulmasına neden olmaktadır.</p>
<p>Kolesterol nedeniyle tıkanan damarın bulunduğu bölgeye göre hastalığın türü de değişir.<br />
Kalbi besleyen damarların tıkanmasıyla kalp krizi,<br />
Böbrek damarlarında yaşanan tıkanmalar nedeniyle böbrek yetmezliği,<br />
Göz damarlarının tıkanmasıyla körlük,<br />
Beyne giden damarların tıkanmasıyla beyin felci gibi hastalıklar ortaya çıkabilir.</p>
<p><strong>Kolesterol Tedavsi</strong><br />
<span style="font-family: Tahoma;"><span>Kolesterol yüksekliğine bağlı sorunlar ortaya çıktığı zaman hasta geç kalmış olabilir; bu nedenle kolesterol yüksekliğini önlemek, yükselmişse düşürmek çok önemlidir.</span></span> Beslenme diyetlerine uyulduğu takdirde kolesterolü düşürmek oldukça kolaydır.</p>
<p><strong>Kolesterolün Nedenleri</strong><br />
Kolesterolün yükselmesine neden olan faktörler şöyledir.</p>
<ul>
<li><span style="font-family: Tahoma;"><span>Hipotiroidi: Tiroid bezinin yetersiz çalışması.</span></span></li>
<li><span style="font-family: Tahoma;"><span>Karaciğer hastalıkları</span></span></li>
<li><span style="font-family: Tahoma;"><span>Nefrit: Böbreğin mikrobik olmayan iltihabi hastalıkları</span></span></li>
<li><span style="font-family: Tahoma;"><span>Şeker hastalığı</span></span></li>
<li><span style="font-family: Tahoma;"><span>Şişmanlık</span></span></li>
<li><span style="font-family: Tahoma;"><span>Bazı ilaçlar</span></span></li>
<li><span style="font-family: Tahoma;"><span>Diğer hastalıklar</span></span></li>
</ul>
<p><strong>Kolesterolü arttıran faktörler</strong></p>
<ul>
<li><span style="font-family: Tahoma;"><span>Kalıtımsal Faktörler </span></span></li>
<li><span style="font-family: Tahoma;"><span>Gıdalar </span></span></li>
<li><span style="font-family: Tahoma;"><span>Şişmanlık </span></span></li>
<li><span style="font-family: Tahoma;"><span>Stres </span></span></li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.karmabilgi.net/kolesterol-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Böbrek Taşı Animasyonu</title>
		<link>http://www.karmabilgi.net/bobrek-tasi-animasyonu/</link>
		<comments>http://www.karmabilgi.net/bobrek-tasi-animasyonu/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 14 Oct 2008 20:52:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Animasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Fen ve Teknoloji 7. Sınıf]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Böbrek]]></category>
		<category><![CDATA[Boşaltım Sistemi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.karmabilgi.net/?p=118</guid>
		<description><![CDATA[Böbrek taşı nasıl oluşur? Bildiğimz bibi idrar içince çeşitli atık maddeler bulunmaktadır. İdrardaki kalsiyum, oksalat ve ürük asit gibi maddeler zamanla dibe çökerek tortulaşıp taş benzeri zert cisimler oluşturabilirler. Bökrek taşının oluşumu daha çok idrarın bir süre beklediği havuzcuk bölgesinde gerçekleşir. Eğer taş küçükse idrarla birlikte boşaltım yoluyla dışarı atılır. Fakat büyük taşların atılması zordur. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" title="Böbrek Taşı" src="http://www.karmabilgi.net/images/bobrek-K.gif" alt="" width="102" height="119" />Böbrek taşı nasıl oluşur? Bildiğimz bibi idrar içince çeşitli atık maddeler bulunmaktadır. İdrardaki kalsiyum, oksalat ve ürük asit gibi maddeler zamanla dibe çökerek tortulaşıp taş benzeri zert cisimler oluşturabilirler.<span id="more-118"></span></p>
<p>Bökrek taşının oluşumu daha çok idrarın bir süre beklediği havuzcuk bölgesinde gerçekleşir. Eğer taş küçükse idrarla birlikte boşaltım yoluyla dışarı atılır. Fakat büyük taşların atılması zordur. Bu böbrek taşları idrar kanalaında ilerlerken idrar yollarını tıkayabilir. Bu durumda çok şiddetli ağrılar oluşmaktadır.</p>
<p><strong>Böbrek Taşlarından Korunmak İçin</strong>;<br />
Spor yapmak, bol su tüketmek, gazlı içeceklerden uzak durmak, çay ve kahveyi çok tüketmemek, lifli besinler tüketmek, tuz tüketimini azaltmak gibi önlemler alınabilir.</p>
<p>Böbrek Taşı Animasyonu:<br />
Aşağıdaki animasyonda oluşan böbrek taşının hangi bölgelerde tıkanıklığa yol açacağı gösteriliyor.<br />
<object width="500" height="400" classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="src" value="http://www.karmabilgi.net/dosya/bobrek-tasi.swf" /><embed width="500" height="400" type="application/x-shockwave-flash" src="http://www.karmabilgi.net/dosya/bobrek-tasi.swf" /></object></p>
<h4>________________<br />
<span style="color: #008000;">İlgili Konular:</span></h4>
<ul>
<li><a href="http://www.karmabilgi.net/bosaltim-sistemi-sorulari/">Boşaltım Sistemi Soruları – 1</a></li>
<li><a href="http://www.karmabilgi.net/bosaltim-sistemi/">Boşaltım Sistemini Oluşturan Yapı ve Organlar.</a></li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.karmabilgi.net/bobrek-tasi-animasyonu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bilimsel Açıdan Diş Çürükleri</title>
		<link>http://www.karmabilgi.net/bilimsel-acidan-dis-curukleri/</link>
		<comments>http://www.karmabilgi.net/bilimsel-acidan-dis-curukleri/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 May 2008 18:46:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[asit]]></category>
		<category><![CDATA[Çürük]]></category>
		<category><![CDATA[demineralizasyon]]></category>
		<category><![CDATA[diş]]></category>
		<category><![CDATA[Oral]]></category>
		<category><![CDATA[Robert Koch]]></category>
		<category><![CDATA[Streptekokus]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.karmabilgi.net/bilimsel-acidan-dis-curukleri/</guid>
		<description><![CDATA[A- KLASİK ÇÜRÜK TEORİLERİ 1- Kurt Teorisi: Eski bir sümer kaydında diş ağrısının nedeni kurtlar olarak gösterilmiş ve kurtların dişin kanını emerek çene köklerinde karınlarını doyurdukları yazılmıştır. Diş çürüğünün kurt tarafından oluşturulduğu fikri hemen hemen evrenseldi. Homer’in eserlerinde işaret ettiği bu fikir Çin, Hindistan, Finlandiya ve İskoçya’da da taraftar toplamıştır. 2- Sıvılar teorisi: Eski Yunanlılarda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="margin-left: 44.95pt; text-align: justify; text-indent: -18pt; line-height: 150%"><!--[if !supportLists]--><span>A-<span style="font-family: 'Times New Roman'; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; font-size: 7pt; line-height: normal; font-size-adjust: none; font-stretch: normal">    </span></span><!--[endif]-->KLASİK ÇÜRÜK TEORİLERİ</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 0cm; text-indent: 45pt"><!--[if !supportLists]--><span>1-<span style="font-family: 'Times New Roman'; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; font-size: 7pt; line-height: normal; font-size-adjust: none; font-stretch: normal">          </span></span><!--[endif]-->Kurt Teorisi: Eski bir sümer kaydında diş ağrısının nedeni kurtlar olarak gösterilmiş ve kurtların dişin kanını emerek çene köklerinde karınlarını doyurdukları yazılmıştır.<span id="more-5"></span></p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 0cm; text-indent: 27pt"><span> </span>Diş çürüğünün kurt tarafından oluşturulduğu fikri hemen hemen evrenseldi. Homer’in eserlerinde işaret ettiği bu fikir Çin, Hindistan, Finlandiya ve İskoçya’da da taraftar toplamıştır.</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 0cm; text-indent: 27pt">2- Sıvılar teorisi: Eski Yunanlılarda bireyin fiziksel ve beyinsel yapısının vücudun dört ana sıvısı olan kan, siyah safra, sarı safra ve balgamın belirli oranlarda bulunmasıyla dengelendiğine inanılır ve bu dengenin bozulması sonucu diş çürüğü dahil hastalıkları oluştuğuna inanılırdı.</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 0cm; text-indent: 27pt">3- Vital Teori: Bu teoriye göre diş çürüğü kemikteki gangren gibi dişin içinde başlamaktadır. Klinikte çok görülen fissürden başlayıp dentine yayılan ve pulpayı perfore eden çürük tipi göz önüne alınarak bu teori ortaya atılmıştır.</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 0cm; text-indent: 27pt">4- Kimyasal Teori: Parmly 1819’da vital teoriye itiraz ederek kimyasal teoriyi ortaya atmış ve ne olduğunu kendisinin de bilmediği kimyasal ajanın çürüğe yol açtığını öne sürmüştür. Yaklaşık 20 yıl kadar sonra nitrik asit ve sülfürik asidin dişi aşındırdığı gösterilerek bu teori desteklenmiştir. Kimyasal teoriye destek Robertson(1835) ve Renart(1838)’dan gelmiştir. Bu kişiler deneylerinde de değişik inorganik asit çözeltileri kullanmışlar(sülfürik asit ve nitrik asit gibi) ve bunların mineyi ve dentini korozyona uğrattıklarını saptamışlardır.</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 0cm; text-indent: 27pt">5- Paraziter Teori: (Septik teori) Erdl 1843’te dişlerin yüzey membranı adını verdiği( bugünkü görüşle plak) örtü içinde bulunan parazitlerden bahsediyordu. Sonraları Ficinus denticolae adını verdiği flament şekilli bakterileri gösteriyor ve bu teoriyi destekliyordu. Çalışmalar sonucunda vardığı sonuç bu bakterilerin dentin ve minede dekompozisyona neden olduklarıydı. Fakat bu araştırıcılar mikroorganizmaların dişleri nasıl tahrip ettiğini açıklayamıyorlardı.</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 0cm; text-indent: 27pt">6- Kimyasal-Bakteriyolojik Teori: (Şimiko paraziter teori) Bu teori yukarıdaki son iki teorinin birleşimidir. Berlin Üniversitesinde çalışan Amerikalı bir bilim adamı olan Miller o sırada Avrupa’da bakteriyoloji konusunda oldukça bilgili Robert Koch ve Pasteur ile çalışmış olan bir bilim adamı idi(3,10).</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 0cm; text-indent: 27pt">En önemli gözlemi, şeker fermentasyonu sonucu bakterilerin asit üretme kabiliyetini bulmasıdır. Miller şimikoparaziter çürük teorisi olarak anılan çürük teorisine esas olan araştırmasını çekilmiş insan dişlerini insan tükürüğü ile şeker karışımının içine atıp demineralize ederek gerçekleştirdi.</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 0cm; text-indent: 27pt">Amerikalı bilim adamı Miller Almanya’da yaptığı çalışmalar sonucunda çürüğün ağızdaki bakteriler tarafından gıda ile karbonhidratlardan asit yapımı ile dişin dekalsifikasyonu sonucu ortaya çıktığını göstermiştir.</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 0cm; text-indent: 27pt">Miller’in ardından diş çürüğü üzerine mikrobiyolojik çalışmalar hızla artmıştır.</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 0cm; text-indent: 27pt">Dikkatler Str. Mutans’a çevrilmiştir. İnsan oral florasında bir de Str. Sobrınus’a rastlanmıştır. Str. Mutans birçok virülans özelliğine sahiptir. Dişlere kolonize olurken yüksek oranda asit yaparlar ve yüksek şeker konsantrasyonuna dayanıklıdırlar. Streptokokların sakkarozlara olan afiniteleri bilinmektedir ve diş çürüğünün azaltılması amacı ile bir takım çalışmalar yapılmaktadır. Buna göre diş çürüğü mutans sayısının azaltılması ve sakkaroz tüketiminin kısıtlanmasına ve buna karşılık koruyucu mekanizmaların artırılmasıyla önlenebilir(9).</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 1.4pt; text-indent: 28pt">Miller’in Teorisine Esas Olan Kriterler</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 65.4pt; text-indent: -18pt"><!--[if !supportLists]--><span>a)<span style="font-family: 'Times New Roman'; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; font-size: 7pt; line-height: normal; font-size-adjust: none; font-stretch: normal">      </span></span><!--[endif]-->Çeşitli tip karbonhidratlar tükürük ile karıştırılıp 37 derecede etüve konursa bir dişin kronunu dekalsifiye edebilir.</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 65.4pt; text-indent: -18pt"><!--[if !supportLists]--><span>b)<span style="font-family: 'Times New Roman'; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; font-size: 7pt; line-height: normal; font-size-adjust: none; font-stretch: normal">      </span></span><!--[endif]-->Birçok tip bakteri tek başına veya hep birlikte diş çürüğüne neden olabilecek kadar asit oluşturabilir.</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 65.4pt; text-indent: -18pt"><!--[if !supportLists]--><span>c)<span style="font-family: 'Times New Roman'; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; font-size: 7pt; line-height: normal; font-size-adjust: none; font-stretch: normal">      </span></span><!--[endif]-->Karbonhidrat ve tükürük karışımı etüve konulduğunda laktik asit oluşur.</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 65.4pt; text-indent: -18pt"><!--[if !supportLists]--><span>d)<span style="font-family: 'Times New Roman'; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; font-size: 7pt; line-height: normal; font-size-adjust: none; font-stretch: normal">      </span></span><!--[endif]-->Çürük dentinde filamanlar, basiller ve koklar gibi çeşitli mikroorganizmalar vardır.</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 29.4pt">Çürük oluşumunda asitlerin rol oynadığı bir gerçektir .Çürük lezyonunda ve plakta bakteriyel fermantasyon için gerekli olan uygun substrat kullanıldığında pH’da düşüş meydana gelir. Stephan glukoz veya sukroz solüsyonlarını dişlere uyguladığında pH’nın 6,5’ten 2 ila 4 dakika gibi kısa bir süre içerisinde 5’e kadar düştüğünü ve orijinal düzeyine 40 dakikada tekrar ulaştığını göstermiştir. Daha sonra minyatür cam elektrotların ve telemetrelerin kullanımı ile diş ve plak bölgesindeki pH sürekli ve direkt olarak ölçülebilmiş ve özellikle interproksimal bölgelerde pH!nın Stephan’ın ölçümlerinden çok daha aşağılara düştüğü ve daha uzun süre bu düzeyde kaldığı anlaşılmıştır. Bu süre yaklaşık 2 saat kadardır.<o:p><br />
</o:p></p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 29.4pt">pH’nın miktar ve süresindeki azalma şu faktörlere bağlıdır.</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 68pt; text-indent: -18pt"><!--[if !supportLists]--><span>1.<span style="font-family: 'Times New Roman'; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; font-size: 7pt; line-height: normal; font-size-adjust: none; font-stretch: normal">      </span></span><!--[endif]-->İnterdental plağın mevcudiyeti ve miktarına</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 68pt; text-indent: -18pt"><!--[if !supportLists]--><span>2.<span style="font-family: 'Times New Roman'; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; font-size: 7pt; line-height: normal; font-size-adjust: none; font-stretch: normal">      </span></span><!--[endif]-->Oral floraya</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 68pt; text-indent: -18pt"><!--[if !supportLists]--><span>3.<span style="font-family: 'Times New Roman'; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; font-size: 7pt; line-height: normal; font-size-adjust: none; font-stretch: normal">      </span></span><!--[endif]-->Tükürüğün akış hızına</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 68pt; text-indent: -18pt"><!--[if !supportLists]--><span>4.<span style="font-family: 'Times New Roman'; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; font-size: 7pt; line-height: normal; font-size-adjust: none; font-stretch: normal">      </span></span><!--[endif]-->Alınan besinlerin tipi ve konsantrasyonlarına</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 68pt; text-indent: -18pt"><!--[if !supportLists]--><span>5.<span style="font-family: 'Times New Roman'; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; font-size: 7pt; line-height: normal; font-size-adjust: none; font-stretch: normal">      </span></span><!--[endif]-->Plağın lokalizasyonuna</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 0cm; text-indent: 32pt">Spesifik kromatografik tekniklerle organik asitler incelenebilmektedir ve bakteriler çürükten ve plaktan izole edilebilmektedir.</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 0cm; text-indent: 32pt">Bu asitler; laktik, asetik, propionik, formik ve bütrik asitlerdir.</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 0cm; text-indent: 32pt">6 karbonlu şekerin (C<sub>6</sub>) glikolizisi ile iki molekül pürivik asit (C<sub>3</sub>) açığa çıkar. Bu pürivik asidin de %90 kadarı laktik aside fermentif bakterilerce çevrilir. Geri kalan kısmı ise CO<sub>2</sub> ve etil alkole dönüşür. Streptekokus Mutans’ın asit oluşturma kapasitesi Streptekokus Serguis ve Mitis’e oranla daha yüksektir. Streptekokus Mutans’ın yüksek oranlı asit oluşturma kapasitesinin oluşu karyojenitesinde önemli bir faktör olarak açıklanabilir.</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 0cm; text-indent: 32pt">Alınan besin türü ile bağlantılı olarak değişik miktarlarda asitler açığa çıkabilmektedir.</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 0cm; text-indent: 32pt">Amerikalı bilim admı olan Miller Berlin Üniversitesinde 1880’den 1906’ya kadar çalıştı. O zaman Avrupa’da bakteriyoloji konusunda yeni bilgiler ortaya çıkıyordu, bunlardan en tanınmışı başlıca mikrobiyolojik laboratuvarlardır. Robert Koch ve onun büyük rakipleri Luis Pasteur’dur.</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 0cm; text-indent: 32pt">1897’de Williams mine yüzeyinde bakteri plağını gösterek bu teoriye katkıda bulunmuştur. Plak dış yüzeyi ile temas eden mikroorganizmaların organik asitleri üretmek için topluca bulundukları bir yer olarak düşünülmüştür.</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 0cm; text-indent: 32pt">Miller şekerden fermente ederek asit üretebilen bir çok mikroorganizma üzerinde önemli gözlemler yapmıştır. Bu asit minenin apatit kristallerinin büyük bir kısmını eritir. Asit dental plak aracılığı ile mineye etki eder.</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 0cm; text-indent: 32pt"><span> </span>Asitlerin dental çürük etyolojisindeki rolleri hakkında tam olarak aydınlığa kavuşmamaış bazı noktalar vardır. Plak sadece asiti tükürüğün yıkama etkisinden korumaz aynı zamanda dişten çözünen iyonik ürünlerinde dışarı çıkışını engeller. Asit dental plakta sürekli üretilmez, düzenli aralıklarla üretilir. Ancak belli bir potansiyele ulaşan asit etki yapabilir. Asitsiz hiçbir teknikle çürük oluşmaz. Plakta en çok laktik asit üretilir.</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 0cm; text-indent: 32pt">Bu klasik çürük<span>  </span>teorileri içinde günümüzde de güncelliğini kısmen koruyan şimiko-paraziter teoriye karşı bazı teoriler öne atılmıştır. Bu teorilere modern çürük teorileri de denebilir.</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 0cm; text-indent: 32pt">B) MODERN ÇÜRÜK TEORİLERİ</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 36pt; text-indent: -18pt"><!--[if !supportLists]--><span>1.<span style="font-family: 'Times New Roman'; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; font-size: 7pt; line-height: normal; font-size-adjust: none; font-stretch: normal">      </span></span><!--[endif]-->Pulpojen-Endojen Fosfataz Teorisi(Bir enzim teorisi): Csernyei’nin bu teorisine göre mine ve dentinin organik iskeletinde var olan ancak lenf sistemine ait olan alkalen fosfataz nasıl vücutta Ca eksiklğinde kemiği demineralize edip vücuda Ca sağlıyorsa aynı şekilde dişlerin organik kısmını da fosfat azlığında demineralize eder. Bu teoriyi kabul etmek için önce dentinin lenf sistemine bağlı olduğunu kabul etmek gerekir. İkinci olarak da harabiyetin pulpaya bakan dentinde başladığına inanmak gerekir. Çürüğün mineden başladığı gösterildiğinden bu teori geçerliliğini yitirmiştir.</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 36pt; text-indent: -18pt"><!--[if !supportLists]--><span>2.<span style="font-family: 'Times New Roman'; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; font-size: 7pt; line-height: normal; font-size-adjust: none; font-stretch: normal">      </span></span><!--[endif]--><span> </span>Rezistans Teorisi: Knappwost’un bu teorisine göre minenin dış yüzünde meydana gelen korozyon defektleri uygun ortam varlığında tükürükten çökelen hidroksilapatit ile tamir edilebilir. Eğer apatitin çökelme hızı demineralizasyon hızından fazla ise tamir, az ise demineralizasyon oluşur. Bu teori çürük oluşumunu tükürüğün kalitesine bağlamaktadır. Bu teorinin zayıf yanı dişlerin remineralizyon ve demineralizasyon olaylarına açıklık getirememesi ve çürük oluşumunda ana faktörü tükürüğün kalitesine bağlamasındadır. Bu teorinin kuvvetli yanı ise tükürüğün içindeki iyonların çürüğe önemli etkileri olduğunu belirtmesidir. Günümüzde yapılan çalışmalarda bu iyonların en az asit kadar çürüğün başlangıç ya da gelişimine etkisi olduğu, çürüğün birbirini takip eden remineralizasyon ve demineralizasyon olayları sonucu oluşan dinamik bir olgu olduğu, saf bir demineralizasyon olmadığı gösterilmiştir.</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 36pt; text-indent: -18pt"><!--[if !supportLists]--><span>3.<span style="font-family: 'Times New Roman'; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; font-size: 7pt; line-height: normal; font-size-adjust: none; font-stretch: normal">      </span></span><!--[endif]-->İmar Faktörü Teorisi: Leimgruber’e ait bu teoride ise yukardakine benzer şekilde tükürük içinde bulunan bir tamir faktöründen söz edilmekte, bu faktör miktarına çürük bağlanmaktadır. Ancak bu faktörün immünglobülinleri mi, tükürük organik ve inorganilleri mi ya da bunların tümümü olduğu açık değildir ancak sadece tükürüğün rolünü ön plana çıkarması açısından yetersizdir.</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 36pt; text-indent: -18pt"><!--[if !supportLists]--><span>4.<span style="font-family: 'Times New Roman'; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; font-size: 7pt; line-height: normal; font-size-adjust: none; font-stretch: normal">      </span></span><!--[endif]-->Proteolitik Teori (Bir enzim teorisi): İnsan dişi %0,3-0,4’ü protein olan yaklaşık %1,5-2 organik materyal içerir. Gottlieb ‘sin teorisine göre minedeki organik matriks, mineral yapıdan daha önce atake olmaktadır. Diğer bir deyişle ilk atak organik olmaktan çok proteolitiktir. Organik komponent mikroorganizmaların hidrolitik enzimleri ile hücuma uğrayabilir ve sıklıkla hasar görebilir. Bu teorinin geçerliliği için minenin mineral fazından önce organik matriksinin etkilenmesi gerekir. Bu teoride proteolitik enzimlerin oral bakterilerce üretildiği, minenin organik matriksinin enzimlerle parçalandığı ve organik matriksten yoksun kalan minenin parçalandığı öne sürülmektedir. Be teori fazla destek görmemiştir. Çünkü plaktaki enzimler daha çok periodontal hastalığın oluşum ve gelişiminde etkilidirler. Gottlieb göz önüne aldığı dental kariesin patogonomisinin sarı pigmentasyonu nedeniyle muhtemelen stafilokokus Aureus olan bir kokun invaze ettiğini düşünmüş fakat öne sürdüğü stafilokokus pyogenes ve karies arasındaki bağlantının bakteriyolojik kanıtı yoktur. Pincus, proteolitik organizmaların ilk olarak diş kütikulaları gibi protein elementlere saldırdığını ve prizmatik yapıları harab ettiğini bildirmiştir. Harab olmuş prizmalar daha sonra mekanik olarak dökülecektir. Ayrıca Gr (-) basillerin<span>  </span>sülfatazlarının minenin mukoitin sülfatını ve dentinin kondroitin sülfatını hidrolize ettiğini ve sülfirik asit ürettiğini öne sürmüştür.</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 36pt; text-indent: -18pt"><!--[if !supportLists]--><span>5.<span style="font-family: 'Times New Roman'; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; font-size: 7pt; line-height: normal; font-size-adjust: none; font-stretch: normal">      </span></span><!--[endif]-->Proteoliz – Şelasyon Teorisi ( Enzim Teorisi): 1955’ de Schatz ve Martin‘in ortaya atttığı bu teoriye göre bakteriyel faaliyet sonucu mine, dentin, gıda ve tükürük bileşenlerinden bazıları kalsiyum ile şelatları oluşturmak üzere birleşirler.</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2">Şelatlar alkalen pH’da oluşabildiklerinden<span>  </span>bu teoriye göre nötral ve alkalen pH’da bile çürük olmaktadır. Şeleasyon konusunda yapılan araştırmalarda plakta<span>  </span>şelat oluşumunu sağlayacak kadar materyal bulunamamıştır. Olsa olsa küçük miktarda madde, plak pH’sının nötralleşmesi sırasında demineralize olabilir.</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 36pt; text-indent: -18pt"><!--[if !supportLists]--><span>6.<span style="font-family: 'Times New Roman'; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; font-size: 7pt; line-height: normal; font-size-adjust: none; font-stretch: normal">      </span></span><!--[endif]-->Otoimmünite Teorisi: Çürük konusunda epidemiyolojik bulguların bazıları geleneksel çürük teorileri ile açıklanamamaktadır. Örneğin üst sağ keser dişin mesialinde bir çürük oluşurken aynı kişinin üst sol keser dişinin mesialinde aynı şartlara maruz kalmış (aynı ağızda, aynı çenede, aynı bölgede, ortak bakteri plağı, aynı hijyen vb.) olmasına rağmen çürük görülmeyebilmektedir. İkiz çalışmalarında çürüğe karşı genetik yatkınlık ya da direnç olduğu gözlenebilmektedir. Acaba dişin mesiali dişin distaline karşı çürüğe daha fazla mı direnç göstermektedir.</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 18pt">İkiz çalışmalarında standardizasyon çok zordur çünkü alınan dietin miktarı bile çok önemlidir. Çürük etyolojisine ilişkin bu teoride özel bir durum olan ‘otoogresiv’ durumu hesaba katılmış ve teorinin gelişme nedeni hastalık ve bir çok hastalık insidansını da izleyen matematiksel örnekler rastgele olaylardır. Bununla birlikte klinik muayanede toplanan veriler şüphelidir, bunlar matematiksel rutin analiz için yeterlidir. Örneğin birçok dişde rutin klinik muayenede çürük gösterilebilmiştir. Buna ek olarak bu veri uzun bir çalışmanın temelini oluşturmaz her bir yaş grubu farklı durumlar göstermiştir. Bu teoriyi araştırmak için seçilen 3 klinikte 15 yaşına kadar ikizler araştırılmış ve sonuçlar arasında istatistiksel olarak fark bulunamamıştır. Bu teori bugün için ne tam kabul edilmiş ne de tam reddedilmiştir.</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 36pt; text-indent: -18pt"><!--[if !supportLists]--><span>7.<span style="font-family: 'Times New Roman'; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; font-size: 7pt; line-height: normal; font-size-adjust: none; font-stretch: normal">      </span></span><!--[endif]-->Çürüğün Enerji Kuvantumu Teorisi: Dişin kimyasal yapısının ele alındığı bu teoride dişin yapısı organik ve inorganik yapılardan oluşan organo-inorganik yapıda bir oluşumdur ve aşağıdaki şekildedir.</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2">Bu yapıda kalsiyumun çevresi ile olan bağlantıları Van Der Walls bağlarıdır. Üçgenin tepe açısında görülen kollagen doku ile kalsiyum arasındaki bağ diğerlerine göre daha az stabildir. Bu nedenle ilk yıkılan bağ bu bağ olmalıdır. En az kopma enerjisi bu bağa aittir. Asitin bu bağlardan hangisini çözerek çürük oluşturduğu, çürüğün oluşumu için bu bağların hepsinin çözünmesinin gerekip gerekmediği bugün için bilinmemektedir. Kimyada reversible ve irreversible olaylar söz konusudur. Çürük irreversible bir olay olduğuna göre reaksiyonu irreversible yapan bağların bağlanma enerjilerinden daha yüksek bir enerjiye ihtiyaç vardır ki TURAN CENGİZ bunu çürüğün enerji<span>  </span>kuvantumu olarak adlandırmıştır. Özet olarak Cengiz’in teorisine göre yüksek ve çok güçlü enerjiler ile örneğin ultrasound enerji ile, radyasyon enerjisi ile çürük oluşturulabilir. Nitekim Tuğsal bu fikirden yola çıkarak radyasyonun belli birimleri ile dişte çözünürlüğün arttığını göstermiş ve CO 60 Radyasyonu ile çürüğün enerji kuvantumunu 2.25 x 0.00000001 olarak hesaplamıştır. Bu teorinin en önemli özelliği sadece mikroorganizma faaliyeti sonucu oluşan kimyasal enerji ile değil aynı zamanda güçlü diğer enerjiler ile de çürük oluşabileceğinin ileri sürülmesidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.karmabilgi.net/bilimsel-acidan-dis-curukleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

<!-- Performance optimized by W3 Total Cache. Learn more: http://www.w3-edge.com/wordpress-plugins/

Page Caching using disk (enhanced)

Served from: www.karmabilgi.net @ 2012-02-09 15:09:02 -->
