<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>

<channel>
	<title>Karma Bilgi</title>
	<atom:link href="http://www.karmabilgi.net/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.karmabilgi.net</link>
	<description>Bilgi Platformu</description>
	<pubDate>Fri, 08 Aug 2008 14:40:13 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.5.1</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>İç Salgı Bezleri</title>
		<link>http://www.karmabilgi.net/ic-salgi-bezleri/</link>
		<comments>http://www.karmabilgi.net/ic-salgi-bezleri/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 08 Aug 2008 14:30:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Biyoloji]]></category>

		<category><![CDATA[Fen ve Teknoloji]]></category>

		<category><![CDATA[ergenlik]]></category>

		<category><![CDATA[glukagon]]></category>

		<category><![CDATA[hormonlar]]></category>

		<category><![CDATA[progesteron]]></category>

		<category><![CDATA[Salgı Bezleri]]></category>

		<category><![CDATA[sperm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.karmabilgi.net/?p=14</guid>
		<description><![CDATA[Çeşitli sıvılar salgılayabilen organlara “bez” ismi verilir.(Tükürük bezi gibi)
İç salgı bezleri Hormon ismi verilen özel sıvılar üreten organlardır. Hormonların her biri çeşitli vücut özelliklerini düzenlemekle görevlidir.
Hormonlar:
•    İç Salgı Bezlerinde üretilir.
•    Kan yoluyla taşınır
•    Etkileri geç görülür ama uzun süre devam eder.
Aşağıda bazı iç salgı bezleri ve bunların ürettiği hormonların görevleri verilmiştir. Tabloda verilenlerden başka hormonlarda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çeşitli sıvılar salgılayabilen organlara “bez” ismi verilir.(Tükürük bezi gibi)<br />
İç salgı bezleri Hormon ismi verilen özel sıvılar üreten organlardır. Hormonların her biri çeşitli vücut özelliklerini düzenlemekle görevlidir.<span id="more-14"></span><br />
Hormonlar:<br />
•    İç Salgı Bezlerinde üretilir.<br />
•    Kan yoluyla taşınır<br />
•    Etkileri geç görülür ama uzun süre devam eder.</p>
<p>Aşağıda bazı iç salgı bezleri ve bunların ürettiği hormonların görevleri verilmiştir. Tabloda verilenlerden başka hormonlarda bulunmaktadır.</p>
<p><!--[if gte mso 9]><xml> Normal   0   21         false   false   false                             MicrosoftInternetExplorer4 </xml><![endif]--><!--[if gte mso 9]><xml> </xml><![endif]--> <!--[if gte mso 10]></p>
<style>
/* Style Definitions */
table.MsoNormalTable
{mso-style-name:"Normal Tablo";
mso-tstyle-rowband-size:0;
mso-tstyle-colband-size:0;
mso-style-noshow:yes;
mso-style-parent:"";
mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt;
mso-para-margin:0cm;
mso-para-margin-bottom:.0001pt;
mso-pagination:widow-orphan;
font-size:10.0pt;
font-family:"Times New Roman";
mso-ansi-language:#0400;
mso-fareast-language:#0400;
mso-bidi-language:#0400;}
</style>
<p><![endif]--></p>
<table style="height: 300px;" border="1" cellspacing="0" cellpadding="0" width="536">
<tbody>
<tr>
<td colspan="2" width="84" valign="top"><strong>İÇ SALGI BEZLERİ</strong></td>
<td width="144" valign="top"><strong>SALGILADIĞI HORMON</strong></td>
<td width="264" valign="top"><strong>HORMONUN GÖREVİ</strong></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="2" width="84" valign="top"><strong>Hipofiz</strong></td>
<td width="144" valign="top">Büyüme Hormonu</td>
<td width="264" valign="top">
<ol type="1">
<li>İç        salgı bezlerinin çalışmasını düzenler</li>
<li>Büyümeyi        sağlar</li>
<li>İç        salgı bezleri ve sinir sistemi arasındaki uyumu sağlar</li>
</ol>
</td>
</tr>
<tr>
<td colspan="2" width="84" valign="top"><strong>Tiroit</strong></td>
<td width="144" valign="top">Tiroksin Hormonu</td>
<td width="264" valign="top">Vücudumuzdaki kimyasal olayları (metabolizma) ve büyüme,   gelişmeyi düzenler.</td>
</tr>
<tr>
<td colspan="2" width="84" valign="top"><strong>Böbreküstü</strong></td>
<td width="144" valign="top">Adrenalin Hormonu</td>
<td width="264" valign="top">Heyecan, öfke, korku, coşku anlarında metabolizmayı   hızlandırır.</td>
</tr>
<tr>
<td colspan="2" rowspan="2" width="84" valign="top"><strong>Pankreas</strong></td>
<td width="144" valign="top">İnsülin</td>
<td width="264" valign="top">Kan şekerini düşürür.</td>
</tr>
<tr>
<td width="144" valign="top">Glukagon</td>
<td width="264" valign="top">Kan şekerini arttırır.</td>
</tr>
<tr>
<td rowspan="2" width="48" valign="top"><strong>Eşeysel Hormonlar</strong></td>
<td width="36" valign="top"><strong>Yumurtalık</strong></td>
<td width="144" valign="top">Eşeysel Hormonlar<br />
(östrojen, progesteron)</td>
<td width="264" valign="top">
<ol type="1">
<li>Ergenlik        döneminde dişiye ait özellikleri geliştirir.</li>
<li>Dişi        üreme hücreleri olan yumurtaların gelişmesini sağlar.</li>
</ol>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="36" valign="top"><strong>Testis</strong></td>
<td width="144" valign="top">Eşeysel Hormonlar<br />
(testosteron)</td>
<td width="264" valign="top">
<ol type="1">
<li>Ergenlik        döneminde erkeğe ait özellikleri geliştirir.</li>
<li>Erkek        üreme hücresi olan spermlerin oluşmasını sağlar.</li>
</ol>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><img src="/images/ic-salgi-bezi.jpg" alt="" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.karmabilgi.net/ic-salgi-bezleri/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Denetleyici ve Düzenleyici Sistemimiz</title>
		<link>http://www.karmabilgi.net/denetleyici-ve-duzenleyici-sistemimiz/</link>
		<comments>http://www.karmabilgi.net/denetleyici-ve-duzenleyici-sistemimiz/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 03 Aug 2008 19:58:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Biyoloji]]></category>

		<category><![CDATA[Fen ve Teknoloji]]></category>

		<category><![CDATA[Beyin]]></category>

		<category><![CDATA[Beyincik]]></category>

		<category><![CDATA[omurilik]]></category>

		<category><![CDATA[omurilik soğanı]]></category>

		<category><![CDATA[sinir sistemi]]></category>

		<category><![CDATA[terleme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.karmabilgi.net/?p=13</guid>
		<description><![CDATA[İnsan vücudunun özelliklerinin ilk keşfedilmeye başladığı yıllarda, bilim insanları vücudumuzda gerçekleşen binlerce olayın nasıl olup da düzenli bir şekilde yapıldığına şaşırmışlardır.
Eğer vücudumuzda gerçekleşen olayları biraz daha yakından incelersek bulacağımız sonuçlar bizleri de hayrete düşürebilir. Vücudumuz birçok olayı biz farkında olmadan gerçekleştirmektedir.
Örneğin, uyuduğumuzda hala nefes almamız, heyecanlandığımızda kalbimizin hızla çarpması, göz kapaklarımızın bir tehlike karşısında anında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İnsan vücudunun özelliklerinin ilk keşfedilmeye başladığı yıllarda, bilim insanları vücudumuzda gerçekleşen binlerce olayın nasıl olup da düzenli bir şekilde yapıldığına şaşırmışlardır.<br />
Eğer vücudumuzda gerçekleşen olayları biraz daha yakından incelersek bulacağımız sonuçlar bizleri de hayrete düşürebilir. Vücudumuz birçok olayı biz farkında olmadan gerçekleştirmektedir.<span id="more-13"></span><br />
Örneğin, uyuduğumuzda hala nefes almamız, heyecanlandığımızda kalbimizin hızla çarpması, göz kapaklarımızın bir tehlike karşısında anında kapanması, besinlerin sindirilmesi, kan şekerinin ayarlanması gibi birçok karmaşık olay vücudumuz tarafından hızla gerçekleştirilir.<br />
Düzenli bir şekilde gerçekleşen bu vücut olaylarının bazı merkezler tarafından yönetildiğini düşünmek zor değildir.<br />
Denetleyici ve Düzenleyici Sistemler olarak bilinen bu sistemlerin görevi vücutta gerçekleşen olayları düzenlemektir.<br />
<strong>•    Denetleyici ve Düzenleyici Sistemler iki gruba ayrılır:</strong></p>
<h4><span style="color: #99cc00;"><strong>1.    Sinir Sistemi</strong></span></h4>
<h4><span style="color: #99cc00;"><strong>2.    İç Salgı Bezleri<br />
</strong></span></h4>
<h3><span style="color: #ff9900;">1. Sinir Sistemi</span></h3>
<p>Sinir sisteminin görevi vücuda dışarıdan gelen uyarıların değerlendirilmesi, uyarılara uygun tepkilerin vücutta oluşmasını sağlamaktır. Örneğin;<br />
•    Sıcaklık uyarısı karşısında terleme cevabı,<br />
•    Korku uyarıcısıyla heyecanlanma tepkisi,<br />
•    Işık uyarısıyla görme olayının gerçekleşmesi,<br />
•    Bilgilerden yola çıkarak düşünme, yazma, okuma gibi olayları sinir sistemimiz gerçekleştirir.<br />
Sinir sistemi de iki guruba ayrılmaktadır.</p>
<h3><img src="/images/sinir-sistemi-1.jpg" alt="Sinir Sistemi" /></h3>
<p><span style="color: #ff9900;"><strong>a- Merkezi Sinir Sistemi</strong></span><br />
Merkezi sinir sistemi organlardan oluşmaktadır. Bu organlar şunlardır:<br />
•    Beyin<br />
•    Beyincik<br />
•    Omurilik Soğanı<br />
•    Omurilik<br />
Omurilik soğanı hariç diğer organlarımız kafatası içinde yer alır. Omurilik ise ense bölgesinden kuyruk sokumuna kadar uzanır.</p>
<p><strong>Beyin: </strong><br />
5 duyu organından gelen bilgileri değerlendirir.<br />
Konuşma ve isteğimizle yaptığımız(istemli) davranışları yönetir.<br />
Acıkma, susama, uyku ve uyanıklık halimizi belirler.<br />
Vücudumuzun sıcaklığını ve kan basıncını(tansiyon) düzenler.<br />
<strong>Beyincik:</strong><br />
Vucudun denge ve hareketini ayarlar.<br />
Kol ve bacaklarmınızın uyumlu şekilde çalışmasını sağlar.<br />
<strong>Omurilik Soğanı:</strong><br />
İsteğimiz dışında çalışan iç organlarımızı yönetir. (Karaciğer, mide, akciğer)<br />
Solunum, dolaşım, boşaltım ve sindirim sistemimizi yönetir.<br />
İsteğimiz dışında da gerçekleştirilen solunum, yutma, kusma, hapşırma, öksürme, kusma, çiğneme gibi olayları yönetir.<br />
<strong>Omurilik:</strong><br />
Beynimizle vücut organları arasında bilgi taşınmasını sağlar.<br />
refleks davranışlarını gerçekleştirir.<br />
Merkezi Sinir Sistemi Şeması<br />
<img src="/images/sinir-sistemi-2.jpg" alt="Sinir Sistemi" /></p>
<p><span style="color: #ff9900;"><strong>B- Çevresel Sinir Sistemi</strong></span></p>
<p>Merkezi sinir sisteminin gönderdiği bilgilerin organlara ulaştırılması, organlardan gelen uyarıların beyne taşınması çevresel sinir sistemi sayesinde gerçekleştirilir. Çevresel sinir sistemi vücudun her tarafını saran sinir hücrelerinden (nöronlardan) oluşmuştur.<br />
Çevresel sinir sisteminin görevini biraz daha açıklamak gerekirse;</p>
<p>Örneğin, beyin &#8220;yazı yazma&#8221; kararı almışsa bu kararın parmak kaslarına kadar ulaşmatırılması gerekir. Aksi taktirde alınan kararlar gerçekleştirilemez. Bu bilgileri ulaştıracak yapılar sinir hücrelerinden oluşmuş olan çevresel sinir sistemidir.<br />
Yien sıcak bir cisme dokunduğumuzda &#8220;sıcaklık&#8221; uyartısının beyne taşınması gerekmektedir.<br />
<img src="/images/sinir-sistemi-3.jpg" alt="Uyartı Mesajı" width="392" height="124" /></p>
<h3><span><span style="color: #ff9900;">2. İç Salgı Bezleri</span></span></h3>
<p>Yazının <a href="http://www.karmabilgi.net/ic-salgi-bezleri/">Devamı</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.karmabilgi.net/denetleyici-ve-duzenleyici-sistemimiz/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Boşaltım Sistemi</title>
		<link>http://www.karmabilgi.net/bosaltim-sistemi/</link>
		<comments>http://www.karmabilgi.net/bosaltim-sistemi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Jul 2008 16:44:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Biyoloji]]></category>

		<category><![CDATA[Fen ve Teknoloji]]></category>

		<category><![CDATA[Böbrek]]></category>

		<category><![CDATA[Boşaltım]]></category>

		<category><![CDATA[Boşaltım Sistemi]]></category>

		<category><![CDATA[Deri]]></category>

		<category><![CDATA[İdrar]]></category>

		<category><![CDATA[Karaciğer]]></category>

		<category><![CDATA[Ter]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.karmabilgi.net/?p=12</guid>
		<description><![CDATA[Canlılığın devam etmesi için dışarıdan alınan besinler sindirime uğrarlar ve hücrelerde çeşitli görevler için kullanılırlar. Bazı besinler enerji vermek, bazı besinler yapıcı-onarıcı görevler yapmak, bazı besinler ise vücuttaki olayları düzenlemek için kullanılır.
Hücrelerimize giren besin maddelerinin tamamı kullanılır mı? Her olayda olduğu gibi hücrede kullanılan maddelerin de bir kısmı kullanılamaz halde olduğu için artık madde olarak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Canlılığın devam etmesi için dışarıdan alınan besinler sindirime uğrarlar ve hücrelerde çeşitli görevler için kullanılırlar. Bazı besinler enerji vermek, bazı besinler yapıcı-onarıcı görevler yapmak, bazı besinler ise vücuttaki olayları düzenlemek için kullanılır.<span id="more-12"></span></p>
<p>Hücrelerimize giren besin maddelerinin tamamı kullanılır mı? Her olayda olduğu gibi hücrede kullanılan maddelerin de bir kısmı kullanılamaz halde olduğu için artık madde olarak dışarı atılır. Yani hücreye giren maddelerin %100&#8242;ü kullanıp tükenmez.<br />
<img class="alignleft" style="margin-left: 10px; margin-right: 10px; float: left;" src="/images/hucre-atik.jpg" alt="Hücredeki Atıkların Atılması" width="250" height="203" />Yandaki resimde de görüldüğü gibi atık maddeler dışarı atılırken toplardamarlara bırakılmaktadır.<br />
Hücrede atık maddelerin oluşmasını bir odunun yanmasına benzetebiliriz. Odunlar enerji vererek yanarlar ve geriye kül bırakırlar. Hücredeki olaylar da buna benzemektedir. Besinler çeşitli görevlerde kullanılır ve geriye atık maddeleri kalır.</p>
<p>Toplardamara bırakılan atık maddeler kan yoluyla taşınırlar ve vücudun dışına çeşitli şekillerde dışarı atılırlar.</p>
<p>Bazı atıklar solunumla, bazıları terlemeyle, bazıları dışkılamayla, bazıları ise idrarla dışarı atılırlar.</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>Boşaltım Sistemi Organları</strong></span><br />
<strong>1- Böbrekler</strong><br />
Hücrelerde oluşan artık maddeler kana geçerler. Kirlenmiş olan bu kan eğer temizlenmezse zamanla gerçek görevini yapamaz hale gelir. Canlılığın devam etmesi için kandaki artık maddelerin temizlenmesi gerekmektedir. Böbreklerin görevi kirlenmiş olan kanı süzerek temizlemektir. Süzülme işleminden sonra oluşan atıklar çeşitli işlemlerden sonra idrar olarak dışarı atılır.<br />
<img style="margin-left: 10px; margin-right: 10px;" src="/images/bobrek.jpg" alt="Böbreğin Yapısı" width="485" height="295" /></p>
<p>Yukarıdaki resimde böbreğin yapısı gösterilmektedir.<br />
Böbrekler iki tanedir, bel omurlarının iki yanında bulunur. Şekil olarak fasulyeye benzeyen böbrekler yaklaşık 10cm uzunluğundadır.<br />
<span style="color: #ff6600;">Böbrek Atardamarı:</span> Böbreğe kirli kanı getirir. ( Oksijeni ve  artık maddesi fazla olan kanı taşır. )<br />
<span style="color: #ff6600;">Böbrek Toplardamarı:</span> Süzülen kanı vücuda dağıtır. ( Karbondioksiti fazla, artık maddesi az olan kanı taşır)<br />
<span style="color: #ff6600;">Nefron: </span>Kanı süzmekle görevli olan böbrek bölümüdür. Her böbrekte yaklaşık 1 milyon tanedir.<br />
Böbrekte kanın süzülmesi şu aşamalardan geçerek gerçekleşir:<img class="alignright" style="float: right;" src="/images/bosaltim.jpg" alt="Böbrekler ve boşaltım" width="220" height="292" /></p>
<ul>
<li>Kan böbrek atardamarı yardımıyla böbreğe ulaşır ve süzme birimi olan nefronlarda süzülür.</li>
<li>Yararlı maddeler emilerek tekrar kana verilir.</li>
<li>Süzülerek temizlenen kan böbrek toplardamarıyla böbreklerden çıkar.</li>
<li>Süzülme sonrasında kalan su, üre ve tuz idrar denilen sıvıyı oluşturur.</li>
<li>Oluşan idrar üreterle(idrar borusu) idrar kesesine taşınır.</li>
<li>İdrar üretradan dışarı atılır.</li>
</ul>
<p><span style="color: #000000;"><strong>2 - Deri</strong></span></p>
<p>Derinin boşaltımdaki görevi terlemeyi sağlamaktır. Terin içinde su, tuz ve bazı atık maddeler bulunur. İnsan <img class="alignleft" style="margin-left: 10px; margin-right: 10px; float: left;" src="/images/ter-bezi.jpg" alt="Ter Bezi" width="200" height="171" />vücudunda yüz, ayak ve elerde yoğunluklu olmak üzere 2 - 5 milyon arası ter bezi bulunur.</p>
<p>Hastalandığımızda veya hareket edip vücudumuz ısındığında çabucak terleriz. Bunun nedeni ter zerreleri buharlaşırken vücudun soğumasını sağlamaktır.</p>
<p>-</p>
<p><strong>3 - Akciğerler</strong><br />
<img class="alignleft" style="margin-left: 10px; margin-right: 10px; float: left;" src="/images/akciger.jpg" alt="Akciğerler" width="165" height="145" />Akciğerler biri sağda diğer solda olmak üzere iki tanedirler ve göğüs kafesi içinde bulunurlar.<br />
Akciğerlerin boşaltım sistemindeki görevi kanda bulunan karbondioksit ve suyu solunumla dışarı vermektir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>?</strong></span> Nefesimizde su buharı bulunduğunu kanıtlamak için cam şunu deneyebiliriz: Pencerenin camına oldukça yakından nefesimizi üflersek camda bir buğulanma oluşur. Bu buğu hepimizin bildiği su buharıdır.</p>
<p><strong>4 - Karaciğer</strong><img class="alignright" style="margin-left: 10px; margin-right: 10px; float: right;" src="/images/karaciger.jpg" alt="Karaciğer" width="150" height="136" /><br />
Vücudun sağ tarafında, diyafram kasının altında bulunan karaciğerin ağırlığı yaklaşık 2Kg&#8217;dır.  Koyu kırmızı renkte olduğu için bu ismi almıştır. Karaciğerin boşaltım sistemindeki görevi  proteinlerin sindirimi sonrasında oluşan Amonyak gibi zehirli maddeleri Üreye çevirerek vücudun zarar görmesini engellemektir.</p>
<p><strong>5- Kalın Bağırsak</strong><br />
Kalın bağırsak sindirim sonrası kalıntıların dışkı şeklinde atılmasını sağlar. Dışkının içeriği besin atıkları, su ve safra sıvısıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.karmabilgi.net/bosaltim-sistemi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Sindirim Sistemi Hastalıkları</title>
		<link>http://www.karmabilgi.net/sindirim-sistemi-hastaliklari/</link>
		<comments>http://www.karmabilgi.net/sindirim-sistemi-hastaliklari/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Jul 2008 18:27:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Biyoloji]]></category>

		<category><![CDATA[Fen ve Teknoloji]]></category>

		<category><![CDATA[Hastalık]]></category>

		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<category><![CDATA[Sindirim Sistemi]]></category>

		<category><![CDATA[Vücudumuzdaki Sistemler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.karmabilgi.net/?p=11</guid>
		<description><![CDATA[Sindirim sisteminin sağlığının korunmasına yeterince özen gösterilmezse çeşitli rahatsızlıkların ortaya çıkması mümkündür. Gastrit, ülser, mide ağrısı, bağırsak tıkanıklığı, reflü vb hastalıklar sindirim sistemi hastalıklarına örnektir.
Gasrtit: Mideyi koruyan mukozanın iltihaplanmasıdır. Mide öz suyundaki asit salgısının artması buna neden olabilmektedir. Yağlı, acılı gıdalar, stres ve sigara gibi faktörler, asitli içecekler mide asidi seviyesini arttırmaktadır. Ayrıca bazı ilaçlar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sindirim sisteminin sağlığının korunmasına yeterince özen gösterilmezse çeşitli rahatsızlıkların ortaya çıkması mümkündür. Gastrit, ülser, mide ağrısı, bağırsak tıkanıklığı, reflü vb hastalıklar sindirim sistemi hastalıklarına örnektir.<span id="more-11"></span></p>
<p><strong>Gasrtit:</strong> Mideyi koruyan mukozanın iltihaplanmasıdır. Mide öz suyundaki asit salgısının artması buna neden olabilmektedir. Yağlı, acılı gıdalar, stres ve sigara gibi faktörler, asitli içecekler mide asidi seviyesini arttırmaktadır. Ayrıca bazı ilaçlar da Buna neden olmaktadır.</p>
<p><strong>Ülser:</strong> Midenin iç yüzündeki bazı kısımlarda meydana gelen yaralara mide ülseri denir. Stres, midede asit fazlalığı, iyi tedavi edilmeyen gastrit, mide zafiyeti, karaciğer yetersizliği veya safra azlığı, kalp hastalıkları, sindirilmesi güç yiyeceklerin fazla kullanılması, haddinden fazla sigara, çay, kahve veya asit yapıcı meşrubat içmek, alkol kullanmak ve bazı ilaçların uzun süre kullanılması mide ülserine neden olur</p>
<p><strong>Dizanteri:</strong> Bazı parazitlerin kalınbağırsağa yerleşmesiyle oluşan bir hastalıktır. Karaciğer ve bazı organlarda apseye neden olur. Sıcak ülkelerde çok sık olarak görülen bir hastalıktır.</p>
<p><strong>İshal:</strong> Kalınbağırsağın yeterince su emmemesi sonucunda olur. Sık ve sulu dışkılama olarak tanımlanmaktadır. Daha çok bakteriler nedeniyle oluşmaktadır. Hastalara bol su verilmelidir.</p>
<p><strong>Basur:</strong> Makat bölgesindeki damarların genişlemesidir. Başlıca nedeni kabızlıktır ve genetik nedenlerdir.</p>
<p><strong>Gıda Zehirlenmesi:</strong> İçine yabancı etmen karışmış bir besinin tüketilmesi sonucu meydana gelen herhangi bir hastalıktır. Besinin bozulması veya kimyasal veya mikrobik kalıntılar içermesiyle oluşur.</p>
<p><strong>Apandisit:</strong> Körbağırsak üzerinde apandisin iltihaplanmasıdır. İltihaplı apandisin ameliyatla alınmasıyla  tedavi edilir.</p>
<p><strong>Kolera: </strong><span class="new">Vibrio cholerae</span> isimli bakterinin neden olduğu bağırsak enfeksiyonuyla oluşan, <span class="new">akut</span> ve şiddetli ishal ile seyreden bir hastalıktır.</p>
<p><strong>Tifo:</strong> Kirli içme suları ve mikroplu yiyeceklerle bulaşan mikrobik bir hastalıktır. Çoğunlukla salgın şeklinde ve sonbahar - yaz aylarında görülür. Tifonun etki ettiği organlar: Kalp, beyin, böbrekler, akciğerler, karaciğer, göz ve kulak sinirleri. Baş ağrısı ve ateşle başlayan hastalık karın şişmesi, burun kanaması, kilo kaybı gibi belirtilerle devam eder.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.karmabilgi.net/sindirim-sistemi-hastaliklari/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Sindirim Sistemi Organları ve Görevleri</title>
		<link>http://www.karmabilgi.net/sindirim-sistemi/</link>
		<comments>http://www.karmabilgi.net/sindirim-sistemi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 Jul 2008 08:24:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Biyoloji]]></category>

		<category><![CDATA[Fen ve Teknoloji]]></category>

		<category><![CDATA[Ağız]]></category>

		<category><![CDATA[Anüs]]></category>

		<category><![CDATA[Bağırsak]]></category>

		<category><![CDATA[Mide]]></category>

		<category><![CDATA[sindirim]]></category>

		<category><![CDATA[Sindirim Sistemi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.karmabilgi.net/?p=10</guid>
		<description><![CDATA[Sindirim sisteminin ana organları ve yan organları bulunmaktadır. Eğer besin o organın içinden geçiyorsa bu organlar ana organlardır. Bir organ tarafından salgılanan salgılar besinlere dışarıdan ekleniyorsa bu görevi yapan organlara da yan (yardımcı) organ denilmektedir. Örneğin mideden besinler geçtiği için bir ana organdır. Fakat pankreas sindirim sistemine dışarıdan salgı göndermektedir. Bu durumda pankreas sindirim sistemi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sindirim sisteminin ana organları ve yan organları bulunmaktadır. Eğer besin o organın içinden geçiyorsa bu organlar ana organlardır. Bir organ tarafından salgılanan salgılar besinlere dışarıdan ekleniyorsa bu görevi yapan organlara da yan (yardımcı) organ denilmektedir. Örneğin mideden besinler geçtiği için bir ana organdır. Fakat pankreas sindirim sistemine dışarıdan salgı göndermektedir. Bu durumda pankreas sindirim sistemi için bir yan organdır.<span id="more-10"></span></p>
<p>Sindirim sistemi organlarını sırasıyla tanıyalım.<br />
<strong>Ağız ve Dişler:</strong> Besinlerin dişler yardımıyla parçalandığı, mekanik sindiriminin yapıldığı yerdir. Ağızda besinleri ıslatıp yumuşatan tükürük salgısı bulunur.  Tükürük salgısı içindeki enzimler karbonhidratların kimyasal sindirimini de gerçekleştirir.<br />
<img class="alignleft" style="float: left;" src="/images/agiz.jpg" alt="Ağız ve Dişler" width="300" height="186" /><strong>Yutak:</strong> Yutağın görevi ağız boşluğuyla yemek borusu arasında bir kapı oluşturmaktır. Yutağın bir özelliği de soluk borusu ve yemek borusu arasında bir bağlantı bulundurmasıdır. Ağızdan nefes alabilmemizin dedeni budur.</p>
<p><strong>Yemek Borusu: </strong>Yemek borusu da sindirim gerçekleşmeyen bir bölümdür. Yemek borusundaki kaslar peristaltik hareket denilen br yöntemle besinleri mideye doğru iter. Bir insan baş aşağı halde duruyor olsa bile yutkunabilmektedir.</p>
<p><strong>Mide: </strong>Midede besinler mekanik ve kimyasal sindirimi gerçekleştirilir.  Mide, kasılıp gevşeme hareketleri <img class="alignright" style="float: right;" src="/images/sindirim-sistemi.jpg" alt="Sindirim Sistemi" width="300" height="312" />yaparak besinleri mekanik olarak sindirmektedir. Bu yöntemle bulamaç haline getirilen besinler daha sonra kimyasal sindirime uğrarlar.<br />
Mide özsuyu içinde bulunan mide asidi ve bazı enzimler kimyasal sindirimi gerçekleştirir.<br />
Midede sadece proteinlerin kimyasal sindirimi gerçekleştirilmektedir.</p>
<p><strong>İnce Bağırsak:</strong> On iki bağırsak, boş bağırsak ve kıvrımlı bağırsak olmak üzere üç bölümden oluşmaktadır. İnce bağırsağa pankreas ve karaciğerden gelen enzimler dökülmektedir. Bu sayede karbonhidrat, yağ ve proteinlerin kimyasal sindirimi tamamlanmış olur. Artık en küçük parçalarına kadar ayrılan besinler kana geçebilecek hale gelmişlerdir.<br />
İnce bağırsak yüzeyindeki emici tüyler besinleri emerek kan damarlarına aktarırlar.<br />
<img class="alignleft" style="float: left;" src="/images/pankreas.gif" alt="Emilim" width="214" height="240" />Yandaki animasyonda besinlerin yapı taşlarına ayrılması gösteriliyor. on iki bağırsağa pankreas ve safra kesesinden gelen sıvılar gösteriliyor.</p>
<p><strong>Pankreas:</strong> Sindirim sisteminin yan (yardımcı) bir organıdır. Tüm besinlerin kimyasal sindirimini yapan enzimler salgılar. Pankreas hem sindirim enzimleri hem de hormon üreten bir bez olduğu için &#8220;karma bez&#8221; olarak tanımlanmaktadır.</p>
<p><strong>Karaciğer:</strong> Safra kesesi yardımıyla safra salgısı üretir. Safra sıvısının görev büyük yağ tanelerini küçük yağ parçalarına dönüştürerek mekanik sindirim gerçekleştirmektedir.<br />
Karaciğerin bir başka göre ise proteinlerin sindirimiyle oluşan zehirli amonyak maddesini üreye dönüştürmektir.</p>
<p><strong>Kalın Bağırsak:</strong> Kalın bağırsakta sindirim gerçekleşmez. Sindirilmiş besinlerden geriye kalan posa kalın bağırsakta ilerlerken su ve minerallerin emilimi gerçekleştirir.<br />
<strong>Anüs: </strong>Besin maddelerinin vücudumuz tarafından kullanılamayan bölümlerinin dışarı atılmasını sağlar.</p>
<p><!--[if gte mso 9]><xml> <w:WordDocument> <w:View>Normal</w:View> <w:Zoom>0</w:Zoom> <w:TrackMoves /> <w:TrackFormatting /> <w:HyphenationZone>21</w:HyphenationZone> <w:PunctuationKerning /> <w:ValidateAgainstSchemas /> <w:SaveIfXMLInvalid>false</w:SaveIfXMLInvalid> <w:IgnoreMixedContent>false</w:IgnoreMixedContent> <w:AlwaysShowPlaceholderText>false</w:AlwaysShowPlaceholderText> <w:DoNotPromoteQF /> <w:LidThemeOther>TR</w:LidThemeOther> <w:LidThemeAsian>X-NONE</w:LidThemeAsian> <w:LidThemeComplexScript>X-NONE</w:LidThemeComplexScript> <w:Compatibility> <w:BreakWrappedTables /> <w:SnapToGridInCell /> <w:WrapTextWithPunct /> <w:UseAsianBreakRules /> <w:DontGrowAutofit /> <w:SplitPgBreakAndParaMark /> <w:DontVertAlignCellWithSp /> <w:DontBreakConstrainedForcedTables /> <w:DontVertAlignInTxbx /> <w:Word11KerningPairs /> <w:CachedColBalance /> </w:Compatibility> <w:BrowserLevel>MicrosoftInternetExplorer4</w:BrowserLevel> <m:mathPr> <m:mathFont m:val="Cambria Math" /> <m:brkBin m:val="before" /> <m:brkBinSub m:val=" " /> <m:smallFrac m:val="off" /> <m:dispDef /> <m:lMargin m:val="0" /> <m:rMargin m:val="0" /> <m:defJc m:val="centerGroup" /> <m:wrapIndent m:val="1440" /> <m:intLim m:val="subSup" /> <m:naryLim m:val="undOvr" /> </m:mathPr></w:WordDocument> </xml><![endif]--><!--[if gte mso 9]><xml> <w:LatentStyles DefLockedState="false" DefUnhideWhenUsed="true"   DefSemiHidden="true" DefQFormat="false" DefPriority="99"   LatentStyleCount="267"> <w:LsdException Locked="false" Priority="0" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Normal" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="9" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="heading 1" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 2" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 3" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 4" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 5" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 6" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 7" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 8" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="9" QFormat="true" Name="heading 9" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 1" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 2" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 3" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 4" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 5" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 6" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 7" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 8" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="39" Name="toc 9" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="35" QFormat="true" Name="caption" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="10" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Title" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="1" Name="Default Paragraph Font" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="11" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Subtitle" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="22" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Strong" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="20" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Emphasis" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="59" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Table Grid" /> <w:LsdException Locked="false" UnhideWhenUsed="false" Name="Placeholder Text" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="1" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="No Spacing" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="60" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light Shading" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="61" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light List" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="62" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light Grid" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="63" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 1" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="64" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 2" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="65" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 1" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="66" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 2" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="67" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 1" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="68" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 2" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="69" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 3" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="70" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Dark List" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="71" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Shading" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="72" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful List" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="73" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Grid" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="60" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light Shading Accent 1" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="61" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light List Accent 1" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="62" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light Grid Accent 1" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="63" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 1 Accent 1" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="64" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 2 Accent 1" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="65" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 1 Accent 1" /> <w:LsdException Locked="false" UnhideWhenUsed="false" Name="Revision" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="34" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="List Paragraph" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="29" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Quote" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="30" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Intense Quote" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="66" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 2 Accent 1" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="67" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 1 Accent 1" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="68" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 2 Accent 1" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="69" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 3 Accent 1" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="70" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Dark List Accent 1" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="71" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Shading Accent 1" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="72" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful List Accent 1" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="73" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Grid Accent 1" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="60" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light Shading Accent 2" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="61" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light List Accent 2" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="62" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light Grid Accent 2" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="63" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 1 Accent 2" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="64" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 2 Accent 2" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="65" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 1 Accent 2" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="66" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 2 Accent 2" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="67" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 1 Accent 2" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="68" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 2 Accent 2" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="69" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 3 Accent 2" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="70" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Dark List Accent 2" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="71" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Shading Accent 2" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="72" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful List Accent 2" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="73" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Grid Accent 2" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="60" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light Shading Accent 3" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="61" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light List Accent 3" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="62" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light Grid Accent 3" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="63" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 1 Accent 3" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="64" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 2 Accent 3" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="65" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 1 Accent 3" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="66" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 2 Accent 3" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="67" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 1 Accent 3" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="68" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 2 Accent 3" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="69" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 3 Accent 3" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="70" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Dark List Accent 3" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="71" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Shading Accent 3" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="72" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful List Accent 3" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="73" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Grid Accent 3" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="60" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light Shading Accent 4" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="61" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light List Accent 4" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="62" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light Grid Accent 4" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="63" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 1 Accent 4" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="64" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 2 Accent 4" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="65" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 1 Accent 4" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="66" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 2 Accent 4" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="67" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 1 Accent 4" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="68" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 2 Accent 4" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="69" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 3 Accent 4" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="70" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Dark List Accent 4" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="71" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Shading Accent 4" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="72" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful List Accent 4" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="73" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Grid Accent 4" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="60" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light Shading Accent 5" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="61" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light List Accent 5" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="62" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light Grid Accent 5" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="63" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 1 Accent 5" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="64" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 2 Accent 5" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="65" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 1 Accent 5" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="66" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 2 Accent 5" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="67" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 1 Accent 5" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="68" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 2 Accent 5" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="69" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 3 Accent 5" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="70" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Dark List Accent 5" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="71" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Shading Accent 5" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="72" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful List Accent 5" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="73" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Grid Accent 5" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="60" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light Shading Accent 6" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="61" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light List Accent 6" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="62" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Light Grid Accent 6" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="63" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 1 Accent 6" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="64" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Shading 2 Accent 6" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="65" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 1 Accent 6" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="66" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium List 2 Accent 6" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="67" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 1 Accent 6" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="68" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 2 Accent 6" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="69" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Medium Grid 3 Accent 6" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="70" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Dark List Accent 6" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="71" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Shading Accent 6" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="72" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful List Accent 6" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="73" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" Name="Colorful Grid Accent 6" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="19" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Subtle Emphasis" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="21" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Intense Emphasis" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="31" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Subtle Reference" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="32" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Intense Reference" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="33" SemiHidden="false"    UnhideWhenUsed="false" QFormat="true" Name="Book Title" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="37" Name="Bibliography" /> <w:LsdException Locked="false" Priority="39" QFormat="true" Name="TOC Heading" /> </w:LatentStyles> </xml><![endif]--> <!--[if gte mso 10]></p>
<style>
/* Style Definitions */
table.MsoNormalTable
{mso-style-name:"Table Normal";
mso-tstyle-rowband-size:0;
mso-tstyle-colband-size:0;
mso-style-noshow:yes;
mso-style-priority:99;
mso-style-qformat:yes;
mso-style-parent:"";
mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt;
mso-para-margin-top:0cm;
mso-para-margin-right:0cm;
mso-para-margin-bottom:10.0pt;
mso-para-margin-left:0cm;
line-height:115%;
mso-pagination:widow-orphan;
font-size:11.0pt;
font-family:"Calibri","sans-serif";
mso-ascii-font-family:Calibri;
mso-ascii-theme-font:minor-latin;
mso-fareast-font-family:"Times New Roman";
mso-fareast-theme-font:minor-fareast;
mso-hansi-font-family:Calibri;
mso-hansi-theme-font:minor-latin;}
table.MsoTableGrid
{mso-style-name:"Table Grid";
mso-tstyle-rowband-size:0;
mso-tstyle-colband-size:0;
mso-style-priority:59;
mso-style-unhide:no;
border:solid black 1.0pt;
mso-border-themecolor:text1;
mso-border-alt:solid black .5pt;
mso-border-themecolor:text1;
mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt;
mso-border-insideh:.5pt solid black;
mso-border-insideh-themecolor:text1;
mso-border-insidev:.5pt solid black;
mso-border-insidev-themecolor:text1;
mso-para-margin:0cm;
mso-para-margin-bottom:.0001pt;
mso-pagination:widow-orphan;
font-size:11.0pt;
font-family:"Calibri","sans-serif";
mso-ascii-font-family:Calibri;
mso-ascii-theme-font:minor-latin;
mso-hansi-font-family:Calibri;
mso-hansi-theme-font:minor-latin;
mso-fareast-language:EN-US;}
</style>
<p><![endif]--></p>
<table class="MsoTableGrid" style="border: medium none; border-collapse: collapse;" border="1" cellspacing="0" cellpadding="0">
<tbody>
<tr style="height: 25.05pt;">
<td style="border: 1pt solid black; padding: 0cm 5.4pt; background: #548dd4 none repeat scroll 0% 0%; width: 83.35pt; -moz-background-clip: -moz-initial; -moz-background-origin: -moz-initial; -moz-background-inline-policy: -moz-initial; height: 25.05pt;" width="111" valign="top">
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;"><span style="color: white;">BESİNLER</span></p>
</td>
<td style="padding: 0cm 5.4pt; background: #548dd4 none repeat scroll 0% 0%; width: 32.05pt; -moz-background-clip: -moz-initial; -moz-background-origin: -moz-initial; -moz-background-inline-policy: -moz-initial; height: 25.05pt; border: 1pt 1pt 1pt medium solid solid solid none black black black -moz-use-text-color;" width="43" valign="top">
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;"><span style="color: white;">AĞIZ</span></p>
</td>
<td style="padding: 0cm 5.4pt; background: #548dd4 none repeat scroll 0% 0%; width: 38.85pt; -moz-background-clip: -moz-initial; -moz-background-origin: -moz-initial; -moz-background-inline-policy: -moz-initial; height: 25.05pt; border: 1pt 1pt 1pt medium solid solid solid none black black black -moz-use-text-color;" width="52" valign="top">
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;"><span style="color: white;">MİDE</span></p>
</td>
<td style="padding: 0cm 5.4pt; background: #548dd4 none repeat scroll 0% 0%; width: 2cm; -moz-background-clip: -moz-initial; -moz-background-origin: -moz-initial; -moz-background-inline-policy: -moz-initial; height: 25.05pt; border: 1pt 1pt 1pt medium solid solid solid none black black black -moz-use-text-color;" width="76" valign="top">
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;"><span style="color: white;">İNCE BAĞIRSAK</span></p>
</td>
<td style="padding: 0cm 5.4pt; background: #548dd4 none repeat scroll 0% 0%; width: 63.8pt; -moz-background-clip: -moz-initial; -moz-background-origin: -moz-initial; -moz-background-inline-policy: -moz-initial; height: 25.05pt; border: 1pt 1pt 1pt medium solid solid solid none black black black -moz-use-text-color;" width="85" valign="top">
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;"><span style="color: white;">KALIN BAĞIRSAK</span></p>
</td>
</tr>
<tr style="height: 21.65pt;">
<td style="padding: 0cm 5.4pt; background: #c2d69b none repeat scroll 0% 0%; width: 83.35pt; -moz-background-clip: -moz-initial; -moz-background-origin: -moz-initial; -moz-background-inline-policy: -moz-initial; height: 21.65pt; border: medium 1pt 1pt none solid solid -moz-use-text-color black black;" width="111" valign="top">
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;">KARBONHİDRAT</p>
</td>
<td style="padding: 0cm 5.4pt; background: #d6e3bc none repeat scroll 0% 0%; width: 32.05pt; -moz-background-clip: -moz-initial; -moz-background-origin: -moz-initial; -moz-background-inline-policy: -moz-initial; height: 21.65pt; border: medium 1pt 1pt medium none solid solid none -moz-use-text-color black black -moz-use-text-color;" width="43" valign="top">
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;">+</p>
</td>
<td style="padding: 0cm 5.4pt; background: #d6e3bc none repeat scroll 0% 0%; width: 38.85pt; -moz-background-clip: -moz-initial; -moz-background-origin: -moz-initial; -moz-background-inline-policy: -moz-initial; height: 21.65pt; border: medium 1pt 1pt medium none solid solid none -moz-use-text-color black black -moz-use-text-color;" width="52" valign="top">
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;">-</p>
</td>
<td style="padding: 0cm 5.4pt; background: #d6e3bc none repeat scroll 0% 0%; width: 2cm; -moz-background-clip: -moz-initial; -moz-background-origin: -moz-initial; -moz-background-inline-policy: -moz-initial; height: 21.65pt; border: medium 1pt 1pt medium none solid solid none -moz-use-text-color black black -moz-use-text-color;" width="76" valign="top">
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;">+</p>
</td>
<td style="padding: 0cm 5.4pt; background: #d6e3bc none repeat scroll 0% 0%; width: 63.8pt; -moz-background-clip: -moz-initial; -moz-background-origin: -moz-initial; -moz-background-inline-policy: -moz-initial; height: 21.65pt; border: medium 1pt 1pt medium none solid solid none -moz-use-text-color black black -moz-use-text-color;" width="85" valign="top">
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;">-</p>
</td>
</tr>
<tr style="height: 21.25pt;">
<td style="padding: 0cm 5.4pt; background: #c2d69b none repeat scroll 0% 0%; width: 83.35pt; -moz-background-clip: -moz-initial; -moz-background-origin: -moz-initial; -moz-background-inline-policy: -moz-initial; height: 21.25pt; border: medium 1pt 1pt none solid solid -moz-use-text-color black black;" width="111" valign="top">
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;">PROTEİN</p>
</td>
<td style="padding: 0cm 5.4pt; background: #d6e3bc none repeat scroll 0% 0%; width: 32.05pt; -moz-background-clip: -moz-initial; -moz-background-origin: -moz-initial; -moz-background-inline-policy: -moz-initial; height: 21.25pt; border: medium 1pt 1pt medium none solid solid none -moz-use-text-color black black -moz-use-text-color;" width="43" valign="top">
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;">-</p>
</td>
<td style="padding: 0cm 5.4pt; background: #d6e3bc none repeat scroll 0% 0%; width: 38.85pt; -moz-background-clip: -moz-initial; -moz-background-origin: -moz-initial; -moz-background-inline-policy: -moz-initial; height: 21.25pt; border: medium 1pt 1pt medium none solid solid none -moz-use-text-color black black -moz-use-text-color;" width="52" valign="top">
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;">+</p>
</td>
<td style="padding: 0cm 5.4pt; background: #d6e3bc none repeat scroll 0% 0%; width: 2cm; -moz-background-clip: -moz-initial; -moz-background-origin: -moz-initial; -moz-background-inline-policy: -moz-initial; height: 21.25pt; border: medium 1pt 1pt medium none solid solid none -moz-use-text-color black black -moz-use-text-color;" width="76" valign="top">
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;">+</p>
</td>
<td style="padding: 0cm 5.4pt; background: #d6e3bc none repeat scroll 0% 0%; width: 63.8pt; -moz-background-clip: -moz-initial; -moz-background-origin: -moz-initial; -moz-background-inline-policy: -moz-initial; height: 21.25pt; border: medium 1pt 1pt medium none solid solid none -moz-use-text-color black black -moz-use-text-color;" width="85" valign="top">
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;">-</p>
</td>
</tr>
<tr style="height: 20.8pt;">
<td style="padding: 0cm 5.4pt; background: #c2d69b none repeat scroll 0% 0%; width: 83.35pt; -moz-background-clip: -moz-initial; -moz-background-origin: -moz-initial; -moz-background-inline-policy: -moz-initial; height: 20.8pt; border: medium 1pt 1pt none solid solid -moz-use-text-color black black;" width="111" valign="top">
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;">YAĞ</p>
</td>
<td style="padding: 0cm 5.4pt; background: #d6e3bc none repeat scroll 0% 0%; width: 32.05pt; -moz-background-clip: -moz-initial; -moz-background-origin: -moz-initial; -moz-background-inline-policy: -moz-initial; height: 20.8pt; border: medium 1pt 1pt medium none solid solid none -moz-use-text-color black black -moz-use-text-color;" width="43" valign="top">
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;">-</p>
</td>
<td style="padding: 0cm 5.4pt; background: #d6e3bc none repeat scroll 0% 0%; width: 38.85pt; -moz-background-clip: -moz-initial; -moz-background-origin: -moz-initial; -moz-background-inline-policy: -moz-initial; height: 20.8pt; border: medium 1pt 1pt medium none solid solid none -moz-use-text-color black black -moz-use-text-color;" width="52" valign="top">
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;">-</p>
</td>
<td style="padding: 0cm 5.4pt; background: #d6e3bc none repeat scroll 0% 0%; width: 2cm; -moz-background-clip: -moz-initial; -moz-background-origin: -moz-initial; -moz-background-inline-policy: -moz-initial; height: 20.8pt; border: medium 1pt 1pt medium none solid solid none -moz-use-text-color black black -moz-use-text-color;" width="76" valign="top">
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;">+</p>
</td>
<td style="padding: 0cm 5.4pt; background: #d6e3bc none repeat scroll 0% 0%; width: 63.8pt; -moz-background-clip: -moz-initial; -moz-background-origin: -moz-initial; -moz-background-inline-policy: -moz-initial; height: 20.8pt; border: medium 1pt 1pt medium none solid solid none -moz-use-text-color black black -moz-use-text-color;" width="85" valign="top">
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;">-</p>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Besinlerin sindirim alanlarını gösteren yukarıdaki tabloda da görüldüğü gibi tüm besinlerin kimyasal sindirimi ince bağırsakta tamamlanır. Kalınbağırsakta sindirim gerçekleşmez.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.karmabilgi.net/sindirim-sistemi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Sindirim</title>
		<link>http://www.karmabilgi.net/sindirim/</link>
		<comments>http://www.karmabilgi.net/sindirim/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Jun 2008 16:07:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Biyoloji]]></category>

		<category><![CDATA[Fen ve Teknoloji]]></category>

		<category><![CDATA[Besin]]></category>

		<category><![CDATA[Kimyasal]]></category>

		<category><![CDATA[mekanik]]></category>

		<category><![CDATA[sindirim]]></category>

		<category><![CDATA[Sindirim Sistemi]]></category>

		<category><![CDATA[Vücudumuzdaki Sistemler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.karmabilgi.net/?p=9</guid>
		<description><![CDATA[Yaşamımızı devam ettirmek için beslenmek zorundayız. uzun süre yemek yemediğimizde vücudumuzun enerjisini kaybettiğini, düşünce ve hareket yeteneğimizin azaldığını biliyoruz. O halde vücudumuzun besin maddelerine bağımlı olduğunu söyleyebiliriz. Bu yazımızda besin maddelerinin vücudumuzda kullanılmak için hangi işlemlerden geçtiğine değineceğiz.

Sindirim Nedir?
En basit tanımıyla sindirim, &#8220;besin maddelerinin, vücudumuz tarafından kullanılabilir hale gelinceye kadar küçük parçalara bölünmesidir.&#8221;
Besinlerin küçük parçalara [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yaşamımızı devam ettirmek için beslenmek zorundayız. uzun süre yemek yemediğimizde vücudumuzun enerjisini kaybettiğini, düşünce ve hareket yeteneğimizin azaldığını biliyoruz. O halde vücudumuzun besin maddelerine bağımlı olduğunu söyleyebiliriz. Bu yazımızda besin maddelerinin vücudumuzda kullanılmak için hangi işlemlerden geçtiğine değineceğiz.<br />
<span id="more-9"></span></p>
<p style="text-align: left;"><strong>Sindirim Nedir?</strong><br />
En basit tanımıyla sindirim, &#8220;besin maddelerinin, vücudumuz tarafından kullanılabilir hale gelinceye kadar küçük parçalara bölünmesidir.&#8221;<br />
<img class="alignleft" style="margin-left: 10px; margin-right: 10px; float: left;" src="/images/difizyon.gif" alt="difizyon" width="222" height="167" />Besinlerin küçük parçalara bölünmesinin asıl nedeni hücre içine girebilmelerini sağlamaktır. Eğer besin maddeleri hücre içine giremiyorsa vücudun işine yaramazlar.<br />
Yandaki animasyonda hücre dışındaki maddelerin hücre içine nasıl girdiklerini görebilirsiniz.<br />
Hücre zarındaki por adı verilen gözenekler madde alışverişi yapmayı sağlarlar.</p>
<p style="text-align: left;">Sindirim İki Şekilde Gerçekleşmektedir;</p>
<p><strong>1. Mekanik Sindirim</strong><br />
Besinleri sadece boyut olarak küçültüyorsak bu mekanik sindirime örnektir. Bu sindirim türüne fiziksel <img class="alignright" style="float: right;" src="/images/cigneme.gif" alt="Mekanik sindirim" width="180" height="149" />sindirim de denir. Fiziksel değişim konusundan da hatırlayabileceğimiz gibi maddenin özelliği değişmiyor, sadece şeklinde farklılıklar oluşuyorsa bu değişimlere fiziksel değişim diyorduk. İşte mekanik sindirim de aynı anlama gelmektedir.<br />
Örneğin büyük ekmek parçalarını dişlerimizde parçalayıp küçük parçalar haline getirmemiz mekanik sindirime örnektir.<br />
<strong><em>Mekanik sindirim olayları</em></strong></p>
<ul>
<li> Ağızda dişler yardımıyla besinlerin parçalanması,</li>
</ul>
<ul>
<li> Midede kasılma hareketleriyle besinlerin bulamaç haline getirilmesi,</li>
</ul>
<ul>
<li> İnce bağırsakta safra salgısı sayesinde büyük yağ moleküllerinin küçük yağ taneciklerine dönüştürülmesi.</li>
</ul>
<p><strong>2. Kimyasal Sindirim</strong><br />
Besin parçaları kendilerini oluşturan yapı taşlarına parçalanıyorsa kimyasal sindirim gerçekleşmiştir. Örneğin ekmekte karbonhidrat türü besinler çok bulunur. Karbonhidratlar ise Nişasta, glikoz, laktoz, maltoz gibi yapı taşlarından meydana gelir. Sindirim sonucunda glikoz gibi bir yapı tası elde edildiyse gerçekleşen sindirimin kimyasal olduğu söylenebilir.<br />
<strong><em>Enzim:</em></strong> Kimyasal sindirim enzim denilen sıvılar yardımıyla gerçekleşir. Enzimleri besine etki ederek kimyasal yapılarında değişikliğe neden olur.<br />
<img src="/images/sindirim.jpg" alt="Mekanik ve kimyasal sindirim" width="400" height="222" /></p>
<p>Bu resimde de gördüğünüz gibi sindirim olayı iki şekilde gerçekleşmektedir.</p>
<p><strong><em>Kimyasal Sindirim Gerçekleştiği Bölümler</em></strong></p>
<p><strong>Ağızda:</strong> Karbonhisratların sindirimi - Tükürükteki enzimler yardımıyla.<br />
<strong>Midede:</strong> Proteinlerin sindirimi - Mide Öz suyu ve mide enzimleri yardımıyla.<br />
<strong>İnce Bağırsakta:</strong> Karbonhidrat, yağ ve proteinlerin sindirimi - Pankreas öz suyu yardımıyla.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.karmabilgi.net/sindirim/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Sesin Özellikleri</title>
		<link>http://www.karmabilgi.net/sesin-ozellikleri/</link>
		<comments>http://www.karmabilgi.net/sesin-ozellikleri/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 May 2008 09:20:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Fen ve Teknoloji]]></category>

		<category><![CDATA[Desibel]]></category>

		<category><![CDATA[frekans]]></category>

		<category><![CDATA[Hertz]]></category>

		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<category><![CDATA[Ses]]></category>

		<category><![CDATA[Ultrason]]></category>

		<category><![CDATA[Yankı]]></category>

		<category><![CDATA[Yayılma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.karmabilgi.net/sesin-ozellikleri/</guid>
		<description><![CDATA[ Ses aslında maddenin titreşiminden meydana gelir. Gergin br teli bırakınca tel titreşir ve ses çıkarır. Saz, gitar gibi müzik aletlerinde ses bu şekilde oluşmaktadır. Titreşen te aslında hareket eden bir araç gibidir.  Önündeki havayı iter arkasındaki havayı ise çeker. Bu d ahavada bir dalgalanma oluşturur. Bu dalgalanma tavada da bir titreşim oluşması demektir ve bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> Ses aslında maddenin titreşiminden meydana gelir. Gergin br teli bırakınca tel titreşir ve ses çıkarır. Saz, gitar gibi müzik aletlerinde ses bu şekilde oluşmaktadır. Titreşen te aslında hareket eden bir araç gibidir.  Önündeki havayı iter arkasındaki havayı ise çeker. Bu d ahavada bir dalgalanma oluşturur. Bu dalgalanma tavada da bir titreşim oluşması demektir ve bu titreşim sestir.</p>
<p><span id="more-8"></span></p>
<p><strong>Sesin Hızı Nedir? Ses Nelerden Etkilenir?</strong><br />
Sesin yayılması için madde ortamı şarttır. Bir titreşimin oluşması için maddeye ihtiyaç vardır. Maddeniz özellikleri de sesin yayınma hızına etki eder. Tanecikler birbirlerine ne kadar yakınsa ses o kadar çabuk iletilir. Örneğin Katılarda tanecikler birbirlerine çok yakın oluğu için iyi bir ses iletkenidirler. Fakat sıvılar, sıvılara göre gazlar tanecik yapıları arasındaki boşluklardan ötürü daha az ses iletimi özelliğine sahiptir.</p>
<p>Sesin hızı deniz yüzeyinde 15ºC sıcaklıkta saniyede 80 metredir; 1220Km/saat<br />
Sesin hızını anlamak için havai fişek gösterileri ve top atışlarını takip edebilirsiniz. Size olan uzaklığını bildiğiniz bir kaynaktan yapılan top atışında ışığı gördüğünüz ve sesi duyduğunuz zaman arasında fark vardır. Aradaki mesafe 5 Km olduğunu varsayarsak sesin bize ulaşması 15 saniye sürer.</p>
<p><strong>Sesin Maddeyle Etkileşmesi</strong></p>
<p>Ses bir maddeye çarptığında üç farklı sonuç ortaya çıkar Eğer ses madde tarafından geri yansıtılırsa bu yankıyı oluşturur. ses geldiği cisme çarpar fakat kaybolursa buna soğurulma denir. Ses geldiği cismin içinden geçiyorsa iletim olarak adlandırılır.</p>
<p><strong>Ses Bir Enerji midir?</strong></p>
<p>Tıpkı diğer enerji çeşitleri gibi ses de bir enerjidir. Bu enerji çeşitli yöntemlerle kullanılabilmektedir. Ses dalgaları  kullanılarak üretilen ultrason sayesinde röntgen ışınlarının yaptığı görevlerin çoğu zararsız bir şekilde kullanılmaktadır.<br />
<strong>Ultrason:</strong><font class="baslikb"> Ultrason cihazı ses dalgalarının değişik yoğunlukta dokular içinde farklı hızlarda ilerlemesi ve yansıması prensibine dayanan bir mekanizma ile çalışır. Bu mekanizma aslında doğaya yabancı bir mekanizma değildir. Yarasaların uçarken, balinaların ise denizlerde yüzerken kullandıkları sistem de benzer bir prensibe dayanmaktadır. Öte yandan denizaltıların seyir sırasında ya da balıkçıların balık sürülerini ararken kullandıkları sonar cihazları da aynı mekanizma ile çalışırlar.</font></p>
<p><strong> Sesin Siddeti:</strong></p>
<p>İnsan kulağı çok düşük ve çok yüksek  şiddette sesleri duyabilme yeteneğine sahiptir. İnsan kulağının algılayabileceği  en düşük ses şiddeti, ‘eşik şiddet’ olarak bilinir. Kulağa zarar vermeden  işitilebilen en yüksek sesin şiddeti ise, eşik şiddetinin yaklaşık 1 milyon katı  kadardır. İnsan kulağının şiddet algı aralığı bu kadar geniş olduğundan, şiddet  ölçümü için kullanılan ölçek de 10&#8242;un katları, yani logaritmik olarak  düzenlenmiştir. Buna ‘desibel ölçeği’ adı verilmekte. Sıfır desibel tam sessizliği değil; işitilemeyecek kadar düşük ses şiddetini (Ortlama  1.10-12 W/m2) gösterir.</p>
<p><strong>Hertz Nedir?</strong></p>
<p>Hertz birimi sesin frekansını ölçmek için kullanılır. İnsanlar sesi 20 ila 20 bin arasında değişen frekanslarda duyarlar. Ama yarasa veya köpeklerde frekans aralığı daha geniş oluğu için, bu canlılar daha  başka sesleri de duyabilirler.</p>
<p>Akustik Nedir?</p>
<p>Akustik basitçe &#8220;Ses Bilimi&#8221; olarak adlandırılabilir. Sesin nasıl oluştuğunu, özelliklerini ve yayılma şekillerini inceleyen bilim dalı olan akustik sesle alakalı birçok alanca çalışma yapmaktadır. Akustik uzmanları gürültünün yok edilmesi, ses yalıtımı gibi konularda da çalışmalar yapmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.karmabilgi.net/sesin-ozellikleri/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Nesli Tükenen Bitki ve Hayvanlar</title>
		<link>http://www.karmabilgi.net/nesli-tukenen-bitki-ve-hayvanlar/</link>
		<comments>http://www.karmabilgi.net/nesli-tukenen-bitki-ve-hayvanlar/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 May 2008 14:24:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Fen ve Teknoloji]]></category>

		<category><![CDATA[Canlılar]]></category>

		<category><![CDATA[Çevre]]></category>

		<category><![CDATA[Doğa]]></category>

		<category><![CDATA[Doğal Yaşam]]></category>

		<category><![CDATA[Fen]]></category>

		<category><![CDATA[Hayvanlar]]></category>

		<category><![CDATA[Tabiat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.karmabilgi.net/nesli-tukenen-bitki-ve-hayvanlar/</guid>
		<description><![CDATA[Bilim çevrelerinin en iyimser tahminlerine göre, 20-30 yıl içinde dünyadaki canlı türlerinin beşte biri, soylarının tükenme tehlikesi altında bulunuyor. İnsanoğlunun, modernleştikçe doğanın eski ev sahiplerini tüketmesinin yaratacağı sonuçları, bilim insanları bile kestiremiyor. Modern insanın yol açtığı tür katliamlarının, yakın jeolojik devirlerde gözlenen kayıplardan 400 kat daha hızlı olduğu ifade ediliyor.

Canlıların Azalmasının Nedenleri 
Bilinçsiz Avlanma:
Canlı Türlerinin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Bilim çevrelerinin en iyimser tahminlerine göre, 20-30 yıl içinde dünyadaki canlı türlerinin beşte biri, soylarının tükenme tehlikesi altında bulunuyor. İnsanoğlunun, modernleştikçe doğanın eski ev sahiplerini tüketmesinin yaratacağı sonuçları, bilim insanları bile kestiremiyor. Modern insanın yol açtığı tür katliamlarının, yakın jeolojik devirlerde gözlenen kayıplardan 400 kat daha hızlı olduğu ifade ediliyor.</p>
<p class="MsoNormal"><span id="more-7"></span></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="text-decoration: underline;">Canlıların Azalmasının Nedenleri </span><br />
Bilinçsiz Avlanma:</strong><br />
Canlı Türlerinin Korunması amacıyla her yıl Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından süreli ya da süresiz Av yasakları getirilmektedir. Ancak bu yasaklar yeterli olmamakta, türler bu yüzden yok olmaya devam etmektedir</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal"><strong>Tarım İlaçları: </strong><br />
Özellikle tarımda kullanılan ilaçlar bazı canlılar için ölümcül nitelik taşımakta, bu canlıların yok olmasına neden olabilmektedir. Sadece tarımda değil günlük hayatta kullandığımız birçok kimyasal madde doğal yaşamı tehdit etmektedir.</p>
<p class="MsoNormal"><strong>Dğal Yaşam Alanlarının Azalması:</strong><br />
Kimi canlılar sadece belli özellikleri taşıyan çevrelerde hayatlarını sürdürebilirler. Habitat olarak da tanımlanabilen doğal yaşam alanının yok olması o bölgeye özgü canlıların tükenmesine neden olmaktadır.</p>
<p class="MsoNormal"><strong>Orman ve Su Kaynaklarındaki Azalmalar:</strong><br />
Bilindiği gibi orman ekosistemi milyonlarca çeşit canlı türünün yuvasıdır. Ormanların zarar görmesi tüm bu canlıların yaşamını, geleceğini ve soyunun devamını etkiler. Her yıl hektarlarca orman bilinçsizliğimizden dolayı yok olmaktadır. Bu da ormanlarla beraber birçok canlının da yok olmasını beraberinde sağlamaktadır.<br />
Su kaynaklarının yok olması birçok canlının en doğal gereksinimi olan su ihtiyacını karşılaması önünde engel oluşturmaktadır.</p>
<p class="MsoNormal"><strong>İklim Değişikliği:</strong><br />
Canlı türlerinin yaşayabildikleri belirli iklim koşulları vardır. Günümüzde küresel ısınma, ozon tabakasının delinmesi, bitki örtüsünün bozulması ve diğer nedenlerden dolayı iklim yapısı değişen birçok bölge vardır. Dolayısıyla bu bölgede yaşayan kimi canlılarında bu sebepten dolayı nesilleri tehlike altındadır.</p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal"><strong>Nesli Tükenme Tehlikesi Altındaki Canlılar İçin Neler Yapılıyor?</strong><br />
<span>Türleri Yaşatma Komisyonu (Species Survival Commission - SSC); türleri, neslinin tükenmesi risk potansiyeli açısından sınıflandırmak amacıyla, çeşitli tehdit kategorileri oluşturmuştur. &#8216;Bu kategorilerden herhangi birine ait olma&#8217; kriterini taşıyan türler; Kırmızı Bültenlere ve Kırmızı Veri Kitaplarına (kırmızı-alarm verilen türler için) dahil edilmektedir. Bu çalışmaların amacı, tehdit altındaki türlere ait veri-tabanını geliştirmek, türlerin koruma öncelikleri için temel bir oluşum hazırlamak ve kurtarma çabalarının etkinliğini izlemektir.<br />
Yeni kategoriler, 1994 yılında geliştirilmiştir. Bu kategori, 10 adet bölüm altında ele alınmaktadır:<br />
- Nesli tükenmiş, - Yaban Örtenimde Nesli Tükenmiş, - Hassas,<br />
- Nesli Tehlikede, - Kritik Olarak Nesli Tehlikede, - Korumaya Bağımlı,<br />
- Tehlikeye Yakın, - Az İlgi Duyulan, - Eksik Veri,<br />
- Değerlendirilmemiş Veri. </span></p>
<p class="MsoNormal">
<p class="MsoNormal"><span>Kritik Olarak Nesli Tehlikede, Nesli Tehlikede olan ve Hassas kategorileri için, detaylı kriterler oluşturulmuştur.<br />
Her bir kategori, aşağıda verilen ayni 5 kriteri kullanmaktadır:<br />
- Popülâsyon ve Habitat Azalması,<br />
- Habitat Alanı,<br />
- Popülasyon Bölünmesi veya Ayrılması,<br />
- Popülasyon sayısı<br />
- Popülasyon Yaşam Analizi.<br />
Her bir kategori için, farklı sayısal eşik değerler kullanılmaktadır. </span></p>
<p class="MsoNormal"><span>1995 yılında 1500 bilim adamının Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) için yaptığı tahminlere göre dünyada 14 milyon tür bulunmakta ve bunun sadece 1.7 milyonu bilimsel olarak tanımlanmış ve isimlendirilmiş durumda. Henüz tanımlanamayan türlerin çoğunun mikroorganizmalar ve mantarlar olduğu düşünülüyor. Aynı çalışmada 14 milyon türün %5-20 sinin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğu belirtiliyor. Yeni türlerin ortaya çıkması ve bazı türlerin yok olması aslında doğal bir süreçtir. Günümüzdeyse insan etkisi nedeniyle bu yok olma süresi doğal sürece göre çok daha fazla kısalmıştır. </span></p>
<p class="MsoNormal"><strong> Türkiye&#8217;de Nesli Tükenen Canlılar:</strong><br />
<span>Sırtlan, büyük etoburlar, Anadolu parsı, kelaynak, toy, deniz kaplumbağaları, yırtıcı kuşlar, iç su balıkları, Türkiye’nin orkideleri, Datça hurması, mısır meyve yarasası kelebekler, yunuslar başlıklı yazılarla Anadolu da yaşam alanlarının yok olması nedeniyle nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan canlı türleri ele alınıyor. Anadolu’nun çok daha yüksek sayıda tehlike altındaki türü bir arada barındıran alanları kırmızı Boşluk olarak adlandırılıyor ve bu alanlar harita üzerinde gösteriliyor. </span></p>
<p class="MsoNormal"><span>Nesli tükenen memeliler arasında, özellikle kaplan, panter, aslan, Asya fili, yaban öküzü ve çıta, başı çekiyor. Türkiye&#8217;de kaplan türü hakkında son kayıt, 1970&#8242;de Hakkâri Uludere&#8217;deki avlama sonrasında tutuldu. Anadolu&#8217;da İ.Ö. 51 yılından beri yaşadığı bilinen parsla ilgili 1946&#8242;da İzmir&#8217;de kayda alınan fotoğraf, son örnek oldu.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span>Anadolu&#8217;nun Batı, Orta, Güney ve Güneydoğu bölgelerinde 12. yüzyılın sonuna kadar yaşadığı bilinen aslan ise en son 19. yüzyılın ikinci yarısında görüldü.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span>Asya fili ve yaban öküzü, Anadolu&#8217;da, İ.Ö 1. yüzyıl başlarına kadar yaşadı. Güneydoğu Anadolu&#8217;da yaşayan çita ise 19. yüzyıldan sonra görülmedi.</span></p>
<p class="MsoNormal"><strong>Nesli Tükenen Bitkiler:</strong><br />
<span>Bitkilerin durumu da hiç iç açıcı değil. 254 bitkinin de nesli tehlikede. En önemlileri ise kardelen, siklamen, karçiçeği, göl soğanı, orkide, lale soğanı olarak sıralanıyor. Bu bitkiler kaçakçıların gözbebeği&#8230; Canlıların yaşam alanları olan sulak alanların 200 bin hektarını da kurutmayı başararak &#8220;kurak alanlara&#8221; çevrilmiştir.</span></p>
<p><em><strong>Not:</strong> Bu yazı Yasin İNCELER&#8217;in çalışmalarından yararlanarak oluşturulmuştur.</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.karmabilgi.net/nesli-tukenen-bitki-ve-hayvanlar/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Hücre Ne Kadar Yaşar?</title>
		<link>http://www.karmabilgi.net/hucre-ne-kadar-yasar/</link>
		<comments>http://www.karmabilgi.net/hucre-ne-kadar-yasar/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 17 May 2008 17:54:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Biyoloji]]></category>

		<category><![CDATA[arkeoloji]]></category>

		<category><![CDATA[dna]]></category>

		<category><![CDATA[Hücre]]></category>

		<category><![CDATA[karbon 14]]></category>

		<category><![CDATA[kas]]></category>

		<category><![CDATA[sinir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.karmabilgi.net/hucre-ne-kadar-yasar/</guid>
		<description><![CDATA[Bir hücrenin ne kadar yaşadığını düşündünüz mü? Bilindiği gibi hücreler miyoz bölünmeler geçirerek sürekli kendini yenilerler. Fakat bir hücre yenilenmeden ne kadar durabilir?
Vücudumuzun en yaşlı hücresinin kaç yaşında olabileceğini hiç düşündünüz mü?
Vücudun doğumdan ölene kadar sürekli yenilendiği, vücuttaki en yaşlı hücrenin 15 yaşında olduğu bildirildi.
İsveçli bilim adamları, arkeoloji ve paleontolojide kullanılan karbon 14 yönteminden yola [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="/images/animalcell.gif" alt="Hayvan Hücresi" align="left" height="125" hspace="5" width="225" />Bir hücrenin ne kadar yaşadığını düşündünüz mü? Bilindiği gibi hücreler miyoz bölünmeler geçirerek sürekli kendini yenilerler. Fakat bir hücre yenilenmeden ne kadar durabilir?<br />
Vücudumuzun en yaşlı hücresinin kaç yaşında olabileceğini hiç düşündünüz mü?</p>
<p><span id="more-6"></span><strong>Vücudun doğumdan ölene kadar sürekli yenilendiği, vücuttaki en yaşlı hücrenin 15 yaşında olduğu bildirildi.</strong><br />
İsveçli bilim adamları, arkeoloji ve paleontolojide kullanılan karbon 14 yönteminden yola çıkarak bazı dokuların &#8220;hayat sürelerini&#8221; araştırdı. Bazı hücrelerin DNA’sında bulunan karbon 14 düzeyini ölçen ve insan vücudundaki hücrelerin çoğunun 10 yaşından küçük olduğunu gören araştırmacılar, hücrelerin en yaşlısının 15 yaşındaki, en yavaş kendini yenileyen, bağırsak çeperindeki ve kaburga kemiğinin üzerindeki kas hücreleri olduğunu belirtti. Araştırma, bölünerek çoğalamayan ve kendini yenileyemeyen tek hücre olan nöronlarının (sinir hücresi) kişiyle aynı yaşta olduğu iddiasını da doğruladı. Ancak hücreler yenilense de bunun yaşlanma sürecini engellememesinin nedeni halen sır. Bazı bilim adamları, hücrelerin belli sayıda bölünebilmeye programladığı görüşünü savunuyor. İsveçli başka bir ekibin yakın zamanda yaptığı araştırma, obezitenin ve rejimden sonra aynı kilonun korunmasında zorlanmanın nedeninin hücre yenilenmesinden kaynaklanabileceğini göstermişti. Bu araştırma, yağ hücrelerinin (adiposit) toplam sayısının vücutta sabit kaldığını, rejimin mevcut yağ hücrelerini zayıflattığını, yenilenenleriyse etkilemediğini ortaya koymuştu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.karmabilgi.net/hucre-ne-kadar-yasar/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Bilimsel Açıdan Diş Çürükleri</title>
		<link>http://www.karmabilgi.net/bilimsel-acidan-dis-curukleri/</link>
		<comments>http://www.karmabilgi.net/bilimsel-acidan-dis-curukleri/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 May 2008 18:46:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<category><![CDATA[asit]]></category>

		<category><![CDATA[Çürük]]></category>

		<category><![CDATA[demineralizasyon]]></category>

		<category><![CDATA[diş]]></category>

		<category><![CDATA[Oral]]></category>

		<category><![CDATA[Robert Koch]]></category>

		<category><![CDATA[Streptekokus]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.karmabilgi.net/bilimsel-acidan-dis-curukleri/</guid>
		<description><![CDATA[A-    KLASİK ÇÜRÜK TEORİLERİ
1-          Kurt Teorisi: Eski bir sümer kaydında diş ağrısının nedeni kurtlar olarak gösterilmiş ve kurtların dişin kanını emerek çene köklerinde karınlarını doyurdukları yazılmıştır.
 Diş çürüğünün kurt tarafından oluşturulduğu fikri hemen hemen evrenseldi. Homer’in eserlerinde işaret ettiği bu fikir Çin, Hindistan, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="margin-left: 44.95pt; text-align: justify; text-indent: -18pt; line-height: 150%"><!--[if !supportLists]--><span>A-<span style="font-family: 'Times New Roman'; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; font-size: 7pt; line-height: normal; font-size-adjust: none; font-stretch: normal">    </span></span><!--[endif]-->KLASİK ÇÜRÜK TEORİLERİ</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 0cm; text-indent: 45pt"><!--[if !supportLists]--><span>1-<span style="font-family: 'Times New Roman'; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; font-size: 7pt; line-height: normal; font-size-adjust: none; font-stretch: normal">          </span></span><!--[endif]-->Kurt Teorisi: Eski bir sümer kaydında diş ağrısının nedeni kurtlar olarak gösterilmiş ve kurtların dişin kanını emerek çene köklerinde karınlarını doyurdukları yazılmıştır.<span id="more-5"></span></p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 0cm; text-indent: 27pt"><span> </span>Diş çürüğünün kurt tarafından oluşturulduğu fikri hemen hemen evrenseldi. Homer’in eserlerinde işaret ettiği bu fikir Çin, Hindistan, Finlandiya ve İskoçya’da da taraftar toplamıştır.</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 0cm; text-indent: 27pt">2- Sıvılar teorisi: Eski Yunanlılarda bireyin fiziksel ve beyinsel yapısının vücudun dört ana sıvısı olan kan, siyah safra, sarı safra ve balgamın belirli oranlarda bulunmasıyla dengelendiğine inanılır ve bu dengenin bozulması sonucu diş çürüğü dahil hastalıkları oluştuğuna inanılırdı.</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 0cm; text-indent: 27pt">3- Vital Teori: Bu teoriye göre diş çürüğü kemikteki gangren gibi dişin içinde başlamaktadır. Klinikte çok görülen fissürden başlayıp dentine yayılan ve pulpayı perfore eden çürük tipi göz önüne alınarak bu teori ortaya atılmıştır.</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 0cm; text-indent: 27pt">4- Kimyasal Teori: Parmly 1819’da vital teoriye itiraz ederek kimyasal teoriyi ortaya atmış ve ne olduğunu kendisinin de bilmediği kimyasal ajanın çürüğe yol açtığını öne sürmüştür. Yaklaşık 20 yıl kadar sonra nitrik asit ve sülfürik asidin dişi aşındırdığı gösterilerek bu teori desteklenmiştir. Kimyasal teoriye destek Robertson(1835) ve Renart(1838)’dan gelmiştir. Bu kişiler deneylerinde de değişik inorganik asit çözeltileri kullanmışlar(sülfürik asit ve nitrik asit gibi) ve bunların mineyi ve dentini korozyona uğrattıklarını saptamışlardır.</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 0cm; text-indent: 27pt">5- Paraziter Teori: (Septik teori) Erdl 1843’te dişlerin yüzey membranı adını verdiği( bugünkü görüşle plak) örtü içinde bulunan parazitlerden bahsediyordu. Sonraları Ficinus denticolae adını verdiği flament şekilli bakterileri gösteriyor ve bu teoriyi destekliyordu. Çalışmalar sonucunda vardığı sonuç bu bakterilerin dentin ve minede dekompozisyona neden olduklarıydı. Fakat bu araştırıcılar mikroorganizmaların dişleri nasıl tahrip ettiğini açıklayamıyorlardı.</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 0cm; text-indent: 27pt">6- Kimyasal-Bakteriyolojik Teori: (Şimiko paraziter teori) Bu teori yukarıdaki son iki teorinin birleşimidir. Berlin Üniversitesinde çalışan Amerikalı bir bilim adamı olan Miller o sırada Avrupa’da bakteriyoloji konusunda oldukça bilgili Robert Koch ve Pasteur ile çalışmış olan bir bilim adamı idi(3,10).</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 0cm; text-indent: 27pt">En önemli gözlemi, şeker fermentasyonu sonucu bakterilerin asit üretme kabiliyetini bulmasıdır. Miller şimikoparaziter çürük teorisi olarak anılan çürük teorisine esas olan araştırmasını çekilmiş insan dişlerini insan tükürüğü ile şeker karışımının içine atıp demineralize ederek gerçekleştirdi.</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 0cm; text-indent: 27pt">Amerikalı bilim adamı Miller Almanya’da yaptığı çalışmalar sonucunda çürüğün ağızdaki bakteriler tarafından gıda ile karbonhidratlardan asit yapımı ile dişin dekalsifikasyonu sonucu ortaya çıktığını göstermiştir.</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 0cm; text-indent: 27pt">Miller’in ardından diş çürüğü üzerine mikrobiyolojik çalışmalar hızla artmıştır.</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 0cm; text-indent: 27pt">Dikkatler Str. Mutans’a çevrilmiştir. İnsan oral florasında bir de Str. Sobrınus’a rastlanmıştır. Str. Mutans birçok virülans özelliğine sahiptir. Dişlere kolonize olurken yüksek oranda asit yaparlar ve yüksek şeker konsantrasyonuna dayanıklıdırlar. Streptokokların sakkarozlara olan afiniteleri bilinmektedir ve diş çürüğünün azaltılması amacı ile bir takım çalışmalar yapılmaktadır. Buna göre diş çürüğü mutans sayısının azaltılması ve sakkaroz tüketiminin kısıtlanmasına ve buna karşılık koruyucu mekanizmaların artırılmasıyla önlenebilir(9).</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 1.4pt; text-indent: 28pt">Miller’in Teorisine Esas Olan Kriterler</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 65.4pt; text-indent: -18pt"><!--[if !supportLists]--><span>a)<span style="font-family: 'Times New Roman'; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; font-size: 7pt; line-height: normal; font-size-adjust: none; font-stretch: normal">      </span></span><!--[endif]-->Çeşitli tip karbonhidratlar tükürük ile karıştırılıp 37 derecede etüve konursa bir dişin kronunu dekalsifiye edebilir.</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 65.4pt; text-indent: -18pt"><!--[if !supportLists]--><span>b)<span style="font-family: 'Times New Roman'; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; font-size: 7pt; line-height: normal; font-size-adjust: none; font-stretch: normal">      </span></span><!--[endif]-->Birçok tip bakteri tek başına veya hep birlikte diş çürüğüne neden olabilecek kadar asit oluşturabilir.</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 65.4pt; text-indent: -18pt"><!--[if !supportLists]--><span>c)<span style="font-family: 'Times New Roman'; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; font-size: 7pt; line-height: normal; font-size-adjust: none; font-stretch: normal">      </span></span><!--[endif]-->Karbonhidrat ve tükürük karışımı etüve konulduğunda laktik asit oluşur.</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 65.4pt; text-indent: -18pt"><!--[if !supportLists]--><span>d)<span style="font-family: 'Times New Roman'; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; font-size: 7pt; line-height: normal; font-size-adjust: none; font-stretch: normal">      </span></span><!--[endif]-->Çürük dentinde filamanlar, basiller ve koklar gibi çeşitli mikroorganizmalar vardır.</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 29.4pt">Çürük oluşumunda asitlerin rol oynadığı bir gerçektir .Çürük lezyonunda ve plakta bakteriyel fermantasyon için gerekli olan uygun substrat kullanıldığında pH’da düşüş meydana gelir. Stephan glukoz veya sukroz solüsyonlarını dişlere uyguladığında pH’nın 6,5’ten 2 ila 4 dakika gibi kısa bir süre içerisinde 5’e kadar düştüğünü ve orijinal düzeyine 40 dakikada tekrar ulaştığını göstermiştir. Daha sonra minyatür cam elektrotların ve telemetrelerin kullanımı ile diş ve plak bölgesindeki pH sürekli ve direkt olarak ölçülebilmiş ve özellikle interproksimal bölgelerde pH!nın Stephan’ın ölçümlerinden çok daha aşağılara düştüğü ve daha uzun süre bu düzeyde kaldığı anlaşılmıştır. Bu süre yaklaşık 2 saat kadardır.<o:p><br />
</o:p></p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 29.4pt">pH’nın miktar ve süresindeki azalma şu faktörlere bağlıdır.</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 68pt; text-indent: -18pt"><!--[if !supportLists]--><span>1.<span style="font-family: 'Times New Roman'; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; font-size: 7pt; line-height: normal; font-size-adjust: none; font-stretch: normal">      </span></span><!--[endif]-->İnterdental plağın mevcudiyeti ve miktarına</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 68pt; text-indent: -18pt"><!--[if !supportLists]--><span>2.<span style="font-family: 'Times New Roman'; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; font-size: 7pt; line-height: normal; font-size-adjust: none; font-stretch: normal">      </span></span><!--[endif]-->Oral floraya</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 68pt; text-indent: -18pt"><!--[if !supportLists]--><span>3.<span style="font-family: 'Times New Roman'; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; font-size: 7pt; line-height: normal; font-size-adjust: none; font-stretch: normal">      </span></span><!--[endif]-->Tükürüğün akış hızına</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 68pt; text-indent: -18pt"><!--[if !supportLists]--><span>4.<span style="font-family: 'Times New Roman'; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; font-size: 7pt; line-height: normal; font-size-adjust: none; font-stretch: normal">      </span></span><!--[endif]-->Alınan besinlerin tipi ve konsantrasyonlarına</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 68pt; text-indent: -18pt"><!--[if !supportLists]--><span>5.<span style="font-family: 'Times New Roman'; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; font-size: 7pt; line-height: normal; font-size-adjust: none; font-stretch: normal">      </span></span><!--[endif]-->Plağın lokalizasyonuna</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 0cm; text-indent: 32pt">Spesifik kromatografik tekniklerle organik asitler incelenebilmektedir ve bakteriler çürükten ve plaktan izole edilebilmektedir.</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 0cm; text-indent: 32pt">Bu asitler; laktik, asetik, propionik, formik ve bütrik asitlerdir.</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 0cm; text-indent: 32pt">6 karbonlu şekerin (C<sub>6</sub>) glikolizisi ile iki molekül pürivik asit (C<sub>3</sub>) açığa çıkar. Bu pürivik asidin de %90 kadarı laktik aside fermentif bakterilerce çevrilir. Geri kalan kısmı ise CO<sub>2</sub> ve etil alkole dönüşür. Streptekokus Mutans’ın asit oluşturma kapasitesi Streptekokus Serguis ve Mitis’e oranla daha yüksektir. Streptekokus Mutans’ın yüksek oranlı asit oluşturma kapasitesinin oluşu karyojenitesinde önemli bir faktör olarak açıklanabilir.</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 0cm; text-indent: 32pt">Alınan besin türü ile bağlantılı olarak değişik miktarlarda asitler açığa çıkabilmektedir.</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 0cm; text-indent: 32pt">Amerikalı bilim admı olan Miller Berlin Üniversitesinde 1880’den 1906’ya kadar çalıştı. O zaman Avrupa’da bakteriyoloji konusunda yeni bilgiler ortaya çıkıyordu, bunlardan en tanınmışı başlıca mikrobiyolojik laboratuvarlardır. Robert Koch ve onun büyük rakipleri Luis Pasteur’dur.</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 0cm; text-indent: 32pt">1897’de Williams mine yüzeyinde bakteri plağını gösterek bu teoriye katkıda bulunmuştur. Plak dış yüzeyi ile temas eden mikroorganizmaların organik asitleri üretmek için topluca bulundukları bir yer olarak düşünülmüştür.</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 0cm; text-indent: 32pt">Miller şekerden fermente ederek asit üretebilen bir çok mikroorganizma üzerinde önemli gözlemler yapmıştır. Bu asit minenin apatit kristallerinin büyük bir kısmını eritir. Asit dental plak aracılığı ile mineye etki eder.</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 0cm; text-indent: 32pt"><span> </span>Asitlerin dental çürük etyolojisindeki rolleri hakkında tam olarak aydınlığa kavuşmamaış bazı noktalar vardır. Plak sadece asiti tükürüğün yıkama etkisinden korumaz aynı zamanda dişten çözünen iyonik ürünlerinde dışarı çıkışını engeller. Asit dental plakta sürekli üretilmez, düzenli aralıklarla üretilir. Ancak belli bir potansiyele ulaşan asit etki yapabilir. Asitsiz hiçbir teknikle çürük oluşmaz. Plakta en çok laktik asit üretilir.</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 0cm; text-indent: 32pt">Bu klasik çürük<span>  </span>teorileri içinde günümüzde de güncelliğini kısmen koruyan şimiko-paraziter teoriye karşı bazı teoriler öne atılmıştır. Bu teorilere modern çürük teorileri de denebilir.</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 0cm; text-indent: 32pt">B) MODERN ÇÜRÜK TEORİLERİ</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 36pt; text-indent: -18pt"><!--[if !supportLists]--><span>1.<span style="font-family: 'Times New Roman'; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; font-size: 7pt; line-height: normal; font-size-adjust: none; font-stretch: normal">      </span></span><!--[endif]-->Pulpojen-Endojen Fosfataz Teorisi(Bir enzim teorisi): Csernyei’nin bu teorisine göre mine ve dentinin organik iskeletinde var olan ancak lenf sistemine ait olan alkalen fosfataz nasıl vücutta Ca eksiklğinde kemiği demineralize edip vücuda Ca sağlıyorsa aynı şekilde dişlerin organik kısmını da fosfat azlığında demineralize eder. Bu teoriyi kabul etmek için önce dentinin lenf sistemine bağlı olduğunu kabul etmek gerekir. İkinci olarak da harabiyetin pulpaya bakan dentinde başladığına inanmak gerekir. Çürüğün mineden başladığı gösterildiğinden bu teori geçerliliğini yitirmiştir.</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 36pt; text-indent: -18pt"><!--[if !supportLists]--><span>2.<span style="font-family: 'Times New Roman'; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; font-size: 7pt; line-height: normal; font-size-adjust: none; font-stretch: normal">      </span></span><!--[endif]--><span> </span>Rezistans Teorisi: Knappwost’un bu teorisine göre minenin dış yüzünde meydana gelen korozyon defektleri uygun ortam varlığında tükürükten çökelen hidroksilapatit ile tamir edilebilir. Eğer apatitin çökelme hızı demineralizasyon hızından fazla ise tamir, az ise demineralizasyon oluşur. Bu teori çürük oluşumunu tükürüğün kalitesine bağlamaktadır. Bu teorinin zayıf yanı dişlerin remineralizyon ve demineralizasyon olaylarına açıklık getirememesi ve çürük oluşumunda ana faktörü tükürüğün kalitesine bağlamasındadır. Bu teorinin kuvvetli yanı ise tükürüğün içindeki iyonların çürüğe önemli etkileri olduğunu belirtmesidir. Günümüzde yapılan çalışmalarda bu iyonların en az asit kadar çürüğün başlangıç ya da gelişimine etkisi olduğu, çürüğün birbirini takip eden remineralizasyon ve demineralizasyon olayları sonucu oluşan dinamik bir olgu olduğu, saf bir demineralizasyon olmadığı gösterilmiştir.</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 36pt; text-indent: -18pt"><!--[if !supportLists]--><span>3.<span style="font-family: 'Times New Roman'; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; font-size: 7pt; line-height: normal; font-size-adjust: none; font-stretch: normal">      </span></span><!--[endif]-->İmar Faktörü Teorisi: Leimgruber’e ait bu teoride ise yukardakine benzer şekilde tükürük içinde bulunan bir tamir faktöründen söz edilmekte, bu faktör miktarına çürük bağlanmaktadır. Ancak bu faktörün immünglobülinleri mi, tükürük organik ve inorganilleri mi ya da bunların tümümü olduğu açık değildir ancak sadece tükürüğün rolünü ön plana çıkarması açısından yetersizdir.</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 36pt; text-indent: -18pt"><!--[if !supportLists]--><span>4.<span style="font-family: 'Times New Roman'; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; font-size: 7pt; line-height: normal; font-size-adjust: none; font-stretch: normal">      </span></span><!--[endif]-->Proteolitik Teori (Bir enzim teorisi): İnsan dişi %0,3-0,4’ü protein olan yaklaşık %1,5-2 organik materyal içerir. Gottlieb ‘sin teorisine göre minedeki organik matriks, mineral yapıdan daha önce atake olmaktadır. Diğer bir deyişle ilk atak organik olmaktan çok proteolitiktir. Organik komponent mikroorganizmaların hidrolitik enzimleri ile hücuma uğrayabilir ve sıklıkla hasar görebilir. Bu teorinin geçerliliği için minenin mineral fazından önce organik matriksinin etkilenmesi gerekir. Bu teoride proteolitik enzimlerin oral bakterilerce üretildiği, minenin organik matriksinin enzimlerle parçalandığı ve organik matriksten yoksun kalan minenin parçalandığı öne sürülmektedir. Be teori fazla destek görmemiştir. Çünkü plaktaki enzimler daha çok periodontal hastalığın oluşum ve gelişiminde etkilidirler. Gottlieb göz önüne aldığı dental kariesin patogonomisinin sarı pigmentasyonu nedeniyle muhtemelen stafilokokus Aureus olan bir kokun invaze ettiğini düşünmüş fakat öne sürdüğü stafilokokus pyogenes ve karies arasındaki bağlantının bakteriyolojik kanıtı yoktur. Pincus, proteolitik organizmaların ilk olarak diş kütikulaları gibi protein elementlere saldırdığını ve prizmatik yapıları harab ettiğini bildirmiştir. Harab olmuş prizmalar daha sonra mekanik olarak dökülecektir. Ayrıca Gr (-) basillerin<span>  </span>sülfatazlarının minenin mukoitin sülfatını ve dentinin kondroitin sülfatını hidrolize ettiğini ve sülfirik asit ürettiğini öne sürmüştür.</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 36pt; text-indent: -18pt"><!--[if !supportLists]--><span>5.<span style="font-family: 'Times New Roman'; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; font-size: 7pt; line-height: normal; font-size-adjust: none; font-stretch: normal">      </span></span><!--[endif]-->Proteoliz – Şelasyon Teorisi ( Enzim Teorisi): 1955’ de Schatz ve Martin‘in ortaya atttığı bu teoriye göre bakteriyel faaliyet sonucu mine, dentin, gıda ve tükürük bileşenlerinden bazıları kalsiyum ile şelatları oluşturmak üzere birleşirler.</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2">Şelatlar alkalen pH’da oluşabildiklerinden<span>  </span>bu teoriye göre nötral ve alkalen pH’da bile çürük olmaktadır. Şeleasyon konusunda yapılan araştırmalarda plakta<span>  </span>şelat oluşumunu sağlayacak kadar materyal bulunamamıştır. Olsa olsa küçük miktarda madde, plak pH’sının nötralleşmesi sırasında demineralize olabilir.</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 36pt; text-indent: -18pt"><!--[if !supportLists]--><span>6.<span style="font-family: 'Times New Roman'; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; font-size: 7pt; line-height: normal; font-size-adjust: none; font-stretch: normal">      </span></span><!--[endif]-->Otoimmünite Teorisi: Çürük konusunda epidemiyolojik bulguların bazıları geleneksel çürük teorileri ile açıklanamamaktadır. Örneğin üst sağ keser dişin mesialinde bir çürük oluşurken aynı kişinin üst sol keser dişinin mesialinde aynı şartlara maruz kalmış (aynı ağızda, aynı çenede, aynı bölgede, ortak bakteri plağı, aynı hijyen vb.) olmasına rağmen çürük görülmeyebilmektedir. İkiz çalışmalarında çürüğe karşı genetik yatkınlık ya da direnç olduğu gözlenebilmektedir. Acaba dişin mesiali dişin distaline karşı çürüğe daha fazla mı direnç göstermektedir.</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 18pt">İkiz çalışmalarında standardizasyon çok zordur çünkü alınan dietin miktarı bile çok önemlidir. Çürük etyolojisine ilişkin bu teoride özel bir durum olan ‘otoogresiv’ durumu hesaba katılmış ve teorinin gelişme nedeni hastalık ve bir çok hastalık insidansını da izleyen matematiksel örnekler rastgele olaylardır. Bununla birlikte klinik muayanede toplanan veriler şüphelidir, bunlar matematiksel rutin analiz için yeterlidir. Örneğin birçok dişde rutin klinik muayenede çürük gösterilebilmiştir. Buna ek olarak bu veri uzun bir çalışmanın temelini oluşturmaz her bir yaş grubu farklı durumlar göstermiştir. Bu teoriyi araştırmak için seçilen 3 klinikte 15 yaşına kadar ikizler araştırılmış ve sonuçlar arasında istatistiksel olarak fark bulunamamıştır. Bu teori bugün için ne tam kabul edilmiş ne de tam reddedilmiştir.</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2" style="margin-left: 36pt; text-indent: -18pt"><!--[if !supportLists]--><span>7.<span style="font-family: 'Times New Roman'; font-style: normal; font-variant: normal; font-weight: normal; font-size: 7pt; line-height: normal; font-size-adjust: none; font-stretch: normal">      </span></span><!--[endif]-->Çürüğün Enerji Kuvantumu Teorisi: Dişin kimyasal yapısının ele alındığı bu teoride dişin yapısı organik ve inorganik yapılardan oluşan organo-inorganik yapıda bir oluşumdur ve aşağıdaki şekildedir.</p>
<p class="MsoBodyTextIndent2">Bu yapıda kalsiyumun çevresi ile olan bağlantıları Van Der Walls bağlarıdır. Üçgenin tepe açısında görülen kollagen doku ile kalsiyum arasındaki bağ diğerlerine göre daha az stabildir. Bu nedenle ilk yıkılan bağ bu bağ olmalıdır. En az kopma enerjisi bu bağa aittir. Asitin bu bağlardan hangisini çözerek çürük oluşturduğu, çürüğün oluşumu için bu bağların hepsinin çözünmesinin gerekip gerekmediği bugün için bilinmemektedir. Kimyada reversible ve irreversible olaylar söz konusudur. Çürük irreversible bir olay olduğuna göre reaksiyonu irreversible yapan bağların bağlanma enerjilerinden daha yüksek bir enerjiye ihtiyaç vardır ki TURAN CENGİZ bunu çürüğün enerji<span>  </span>kuvantumu olarak adlandırmıştır. Özet olarak Cengiz’in teorisine göre yüksek ve çok güçlü enerjiler ile örneğin ultrasound enerji ile, radyasyon enerjisi ile çürük oluşturulabilir. Nitekim Tuğsal bu fikirden yola çıkarak radyasyonun belli birimleri ile dişte çözünürlüğün arttığını göstermiş ve CO 60 Radyasyonu ile çürüğün enerji kuvantumunu 2.25 x 0.00000001 olarak hesaplamıştır. Bu teorinin en önemli özelliği sadece mikroorganizma faaliyeti sonucu oluşan kimyasal enerji ile değil aynı zamanda güçlü diğer enerjiler ile de çürük oluşabileceğinin ileri sürülmesidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.karmabilgi.net/bilimsel-acidan-dis-curukleri/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
